Page 19 - Yürüyüş Dergisi 36. Sayısı...
P. 19
muştur. Bunun sonucun- Ancak biz yine de avukatlığın doğası almasıydı. Bu ise ancak bir devrimle
da, mesleğin doğasından gereği “olması gerekeni” ve bugün de mümkündü. Fakat burjuvazi devrimi tek
gelen “aydın” olma po- varolan bir tarihsel gerçekliği tarif ettiği- başına yapabilecek güçte değildi. Bu ne-
tansiyeli tarihsel süreç mizin altını çizelim. denle egemen sınıfla, feodal aristokrasiyle
içinde avukatların azım- Avukatların önemli bir yere sahip ol- (krallar, derebeyler ve benzerleri) çelişkileri
sanmayacak bir bölü- duğu sınıf mücadelelerine Fransız burjuva derinleşen köylülere, serflere (toprak kö-
münü “para karşılığın- demokratik devrimi, işçi sınıfının Avru- leleri), zanaatçılara ve işçilere yanaştı ve
da”, “teknik-hukuki savunma yapan” veya pa’da 1830-1848 yılları arasındaki devrimci onların uzun yıllardır süren savaşına ön-
“dava vekili olan” bir meslek gurubunun ayaklanmaları, Paris Komünü, Ekim Dev- cülük etmeye başladı. Bu dönemde bur-
üyesi olmanın dışına çıkarmış ve “eşitlik, rimi ve 20. Yüzyılda gerçekleşen diğer juvazinin bayrağında emekçi yığınlardan
özgürlük, adalet” gibi ideallerle doğrudan sosyalist devrimler ve ulusal kurtuluş ha- çaldığı “eşitlik, özgürlük, adalet” sloganları
sınıf mücadelesinin içinde rol almaya it- reketler örnek gösterilebilir. Bu hareketlerin yazılıydı. Bu nedenle tarihsel olarak ilerici
miştir. Avukat, işte bu mücadelenin içinde hemen hepsinde avukatlar şu veya bu öl- bir sınıf konumundaydı. Tabii ki devrimden
yer aldığı, mesleki bilgi ve deneyimini çüde önemli roller üstlenmiştir. hemen sonra aristokrasiyle de uzlaşarak,
emekçi yığınların çıkarına kullandığı 1789 Fransız (Burjuva) Devrimi devrimi birlikte yaptığı emekçi halk yı-
ölçüde aydın olma niteliği kazanmıştır. ğınlarına ihanet ederek gericileşti.
Feodal gericiliğin egemen olduğu 17
Elbette bir genelleme yapmak mümkün Belirli bir tarihsel aşamadan itibaren
ve 18. Yüzyıl Avrupası’nda, küçük çaplı
değildir, çünkü avukatların azımsanma- burjuvazinin öncülük ettiği ve devrimle
(manifaktür, imalethane, atölye düzeyinde)
yacak bir bölümü de yine küçük burjuva sonuçlanan feodal gericiliğe karşı süren
üretimle elinde sermaye birikimi oluşmaya
niteliklerinden dolayı halk yığınlarının bu savaşımda avukatlar da önemli bir rol
başlayan burjuvazinin, bu birikimi daha
hak ve özgürlük talepleri karşısında egemen oynamıştır. Feodalizmin kalelerine vurulan
çok kar getirecek büyük çaplı(fabrika dü-
güçlerin yanında saf tutmuş, gericiliği sa- zeyinde) üretime dönüştürmesi gereki- her darbe o dönemin ilerici avukatlarının,
vunabilmiştir. Tarihte ve günümüzde bunun hukukçularının, felsefecilerinin ve diğer
yordu. Bunun yolu da feodal üretim iliş-
çokça örneği mevcuttur. küçük burjuva aydın çevrelerin hukuk ve
kilerinin yerini kapitalist üretim ilişkilerinin
HALKIN HUKUK BÜROSU geldi" diye düşünürken, anlamış gibi yaparak "Yanlış
Sayı: 36
TARİHİNDEN anlama, sohbet edeceğiz. Amirlerimiz çağırıyor"
dedi. (…) Gözlerim bağlı olduğu halde bir üst kata Yürüyüş
Bir HHB Avukatının Anlatımından: 15 Ekim
çıkk. Burası modern hazırlanmış, televizyonlarda 2017
(...) Büroda bulunan biz iki avukat ve iki da gördüğümüz ünlü aynalı sorgu odasıydı. (…) Bek‐
bayan müvekkilimizle birlikte apar topar lediğimiz psikolojik sorgulama başladı. Ortada bir
tartaklanarak gözalna alınmış ve işkencehaneye var‐
suçlama da olmadığı için ne konuşacaklarını onlar
mışk. Savcı Nuh Mete Yüksel de duruma nezaret
da bilmiyorlardı. O nedenle de "Bırakın bu işleri,
ediyordu. Diğer avukat arkadaşım … bu işkencehanede
kuzu kuzu herkes gibi avukatlık yapın" noktasında
daha önce 15 gün gözalnda kalmış, bu sürenin 10
toplandı. (…) Sonuçta sohbet uzadıkça onların talebi
gününde cinsel tacize varan ağır bir işkence görmüştü.
"bırakın bu işleri" benim talebim ise "yapğımız
Ben ise DAL'a (Derin Araşrma Laboratuvarı‐Ankara
işlerin bilincindeyiz. Bir bedeli olduğunu da biliyoruz.
emniyendeki meşhur işkencehane) ilk defa "düşm‐
Bunu her koşulda ödemeye hazırım" noktasında
üştüm". (...) Buradaki sıkı işkenceyi iki sene önce
düğümlendi.
gözalna alınan ve 15 gün işkence gören avukat ar‐
kadaşım Fuat Erdoğan'ın anlamlarından biliyordum. Psikolojik sorgu "nabız iyice alınıncaya kadar"
O’nun direngenliğini anımsadım. devam e . (…) Sohben bu sonundan pek memnun
(…) Üç gün geçği halde halen işkence sırası bize olmadıkları için konu değişrmek için biri aldı.
gelmemiş. Arada tuvalete çıkarken diğer arkadaşım "Tabi dışarıdan haberiniz yok. Dışarıda bir kamyon
ve müvekkillerimizle görüşme rsamız oluyordu. adamı öldürdük. Avukat Fuat'ı da öldürdük". Önce
3'üncü günün gecesi saat 22.00 sıraları, zayıfça bir bunu psikolojik bir tehdit sandım. Daha sonra ga‐
kişi hücremin kapısını açarak "kibarca" yukarı çık‐ zetenin bir bölümünü saklayarak gösterdiler. Fuat
mamız gerekğini söyledi. "Demek beklenen gün gerçekten de katledilmiş. (…)”
Dergimizin 36. sayısının yayınlandığı 15 Ekim 2017 günü;
*KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 221. günündeler
*Yüksel Direnişi 341. gününde
*Esra Özakça açlık grevi direnişinin 146. gününde
*KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 237. gününde
*Mehmet Güvel açlık grevinin 106. gününde - *Feridun Osmanağaoğlu açlık grevinin 63. gününde
* Nazife Onay, tutukluluğunun 68. gününde
1 19
ÖRGÜTLÜ HALK GÜCÜYLE YIKILACAKTIR!