Page 35 - Yürüyüş Dergisi 38. Sayı...
P. 35
biz bugün halen halkın eşitçe lüğün ve ekmeğimizin tarihi. Biz savaşı başlatanlar sizlersiniz ve
yaşadığı, sınıfların olmadığı bir bu tarihe sahip çıkıyoruz ve bu bu yüzden olacaklara da katla-
düzen kurmak için savaşıyoruz tarihi gerçekleştireceğiz. Ortak-
nacaksınız. Siz istediniz bu savaşı.
ve kazanacağız. lar’ın kolektif yaşam biçimlerini Ve biz savaşmaya hazırız. Babai-
biz bugün sosyalizmle kuracağız.
ler'den, Bedreddinler’den Ma-
SEREZ ÇARŞISI’NDAKİ ÇI- Tarih, sınıfların savaşıdır ve bu
RILÇIPLAK ASTIĞINIZ ŞEYH savaşı bilimsel olarak biz kaza- hir'e, Dayı'ya ve bugünlere... Hal-
BEDREDDİN’İN GELENEKLE- nacağız. kın tiyatrolarında halk önderleri
RİNDEN GELİYORUZ BİZ. Tiyatrolarımızla, türküleri- oynanır. Halkın sanatçıları halk
mizle, ideolojimizle, siyasetimizle ozanlarını anlatır. Sınıflar ortadan
İdil Halk Tiyatrosu oyuncuları ve savaşma gücümüzle. Yeni bir kalkmadan, biz Şeyh Bedreddin-
600 yıllık bir tarihi oynuyorlar. Serez Çarşısı’na izin vermeyece-
ler’i oynamaktan vazgeçmeyece-
Bu tarih sömürüye, adaletsizliğe ğiz. Katliamlara, zulme, saldırı-
ğiz.
ve zalimlere boyun eğmemenin lara ve baskılara biz de devrimci
tarihi. Bu tarih eşitliğin, özgür- bir şiddetle cevap vereceğiz. Bu KIZIL MASKELİLER
(...) dedi:
Rumeli, Serez — Mademki bu kerre mağlubuz
ve bir eski terkibi izafi: netsek, neylesek zaid.
HUZÛRU HÜMAYUN. Gayrı uzatman sözü.
Mademki fetva bize aid
Ortada
verin ki basak bağrına mührümüzü..
yere saplı bir kılıç gibi dimdik
Yağmur çiseliyor,
bizim ihtiyar.
korkarak
Karşıda hünkâr. yavaş sesle
Bakıştılar.
bir ihanet konuşması gibi.
Hünkâr istedi ki:
Yağmur çiseliyor,
bu müşahhas küfrü yere sermeden önce,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
son sözü ipe vermeden önce,
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması
biraz da şeriat eylesin ibrazı hüner
gibi.
âdâb ü erkâniyle halledilsin iş.
Yağmur çiseliyor,
Hazır bilmeclis Serezin esnaf çarşısında,
Mevlâna Hayder derler bir bakırcı dükkânının karşısında
mülkü acemden henüz gelmiş Bedreddinim bir ağaca asılı.
bir ulu danişmend kişi
Yağmur çiseliyor.
kınalı sakalını ilhamı ilâhiye eğip,
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
«Malı haramdır amma bunun
Ve yağmurda ıslanan
kanı helâldır» deyip
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
halletti işi...
çırılçıplak etidir.
Dönüldü Bedreddine. Yağmur çiseliyor.
Denildi: «Sen de konuş.»
Serez çarşısı dilsiz,
Denildi: «Ver hesabını ilhadının.»
Serez çarşısı kör.
Bedreddin Havada konuşmamanın, görmemenin
baktı kemerlerden dışarı. kahrolası hüznü
Dışarda güneş var. Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
Yeşermiş avluda bir ağacın dalları
Yağmur çiseliyor.
ve bir akarsuyla oyulmaktadır taşlar.
Bedreddin gülümsedi. NAZIM HİKMET
Aydınlandı içi gözlerinin, (ŞEYH Bedreddin Destanı’ndan)
35