Page 23 - Yürüyüş Dergisi 39. Sayısı...
P. 23

aklımız
             dİyalektİk             DEVRİMCİLİK AKIL TAMİRCİLİĞİDİR
         materyalİzmdİr
                4+3                         KÖHNEMİŞ DÜZENİN CAN ÇEKİŞMESİNİ

                                       DEVRİMİN ZAFERİYLE SONUÇLANDIRACAĞIZ!

                                   FAŞİZMİN GÖZLERİNDEKİ KORKUYU BÜYÜTECEĞİZ!
          “Sobibor’dan Kaçış” isimli
                                                              Faşizm, “Tekelci burjuvazinin en şovenist, en gerici, en
       bir film vardır. Alman faşistlerinin toplama kamplarına ilişkin  emperyalist unsurlarının açık terörcü diktatörlüğüdür.”
       nadide direniş filmlerinden birisidir. Alman faşizmini anlatan
                                                              Dimitrov’un yaptığı bu tanımlamayı ezberlemeliyiz. Çünkü
       filmlerde genellikle hakim olan duygu korkudur. Faşizme dire-
                                                           kavramlar, tanımlar bizi adrese götürür. Çünkü faşizmi tanımak
       nilemeyeceği duygusunu yaratır. Aklımıza kazınan faşizme di-
                                                           bize, onu yenme zorunluluğunu gösterir ve inancını aşılar.
       renmek değil; faşizm koşullarında hayatta kalmak için elinden
       geleni yapmaktır. Buna çocuklarının ölümüne sesini çıkartmamak,  Faşizm, tekelci burjuvazinin krizinin derinleşmesi, yönete-
       anne babanın gözlerinin önünde götürülmesine sessiz kalmak  memesi ve akıl dışı bir sistemi savunmanın-sürdürmeye
       da vardır.                                          çalışmanın sonucunda ortaya çıkıyor.
          Faşizmin asıl çabası da budur. Yarattığı korku dağları ile in-  Sosyalizmi toprağa gömüp, üzerine toprak dökme sevdasında
       sanları hareket edemez hale getirip, kilitler. Düşünmelerini  olan burjuvazi ne yaparsa yapsın, “komünizm hayaleti”ni yok
       engeller. İdeolojik olarak teslim almak için fiziki baskıyı  edemiyor, edemeyecek.
       kullanır.                                              Aşırı üretim hastalığına yakalanmış olan kapitalizm, buna
          Sobibor’dan Kaçış’ta anlatılan ise faşizme direnmenin zorun-  denk düşecek nitelikte bir tüketimi sağlayamayınca, iflasa
       luluğu ve mümkün olduğudur. Filmde 2. Paylaşım Savaşı sırasında  doğru semerinden boşanmış bir at gibi koşmaktadır.
       Polonya’daki Sobibor Nazi kampındaki direnişi ve tutsakların  Tekelci burjuvazi egemen sınıf olarak kendi düzenini koru-
       özgürlüklerini kazanmak için verdikleri mücadele anlatılıyor. So-  yamadığı için faşizme başvurur. Faşizm temelinde, tekellerin
       bibor’da 250 binin üzerinde Yahudi öldürüldü. 14 Ekim 1943 ta-  korku ve kaygıları vardır.
       rihinde Sobibor Nazi kampında kalan 600 tutsak ayaklanıyor. Ve
                                                              Bu korku ve kaygı kendi düzeninin yıkılacağı korkusudur.
       bu direnişin öncülüğünü, Naziler tarafından esir alınan Sovyet as-
       kerleri yapıyor. Nazi kamplarındaki en büyük ve örgütlü direniştir  Faşizmin somut biçimi burjuvazinin baskısını arttırmasıdır,  Sayı: 39
       Sobibor. Bu filmde faşizmin vahşeti ve faşizme karşı ancak  emekçilerin haklarını zorla gasp etmesidir, teknolojiyi geliştir-
       örgütlü bir şekilde direnirsek onurlu bir şekilde yaşamak ve  memesidir. Burjuvazinin gericileşmeye başladığının işaretidir.   Yürüyüş
       ölmek hakkını elde edebileceğimiz anlatılıyor.         Tekelci burjuvazinin siyasal yapıdaki denetimi, bunalım,  5 Kasım
                                                                                                                2017
          Faşizme karşı direnmenin onuru sosyalistlere aittir. Çünkü bir  dönemlerinde düzenini koruma ve devrimi engelleme kaygısıyla
       tek sosyalistler zaferi kazanmıştır.                birleşince, bir zorbalık yönetimine dönüşür. Yani faşizmin sal-
                                                                                 dırganlığının nedeni, çürümüş ka-
          Sobibor’dan Kaçış’ın yanın-
                                     “-Faşizm, yerel ya da geçici bir olay değildir.  pitalizmin can çekişmesidir. Ölmekte
       da, bir de Piyanist isimli bir film
       vardır. Emperyalistler tarafından  Faşizm, emperyalizm ve sosyal devrim döne-  olan bir sistemin, yapısal olarak
                                  minde, kapitalist burjuvazi ve diktatörlüğünün  burnunu krizden çıkartamayan bir
       ödüllendirilmiş bu filmde, fa-
       şizme direnmek yerine, hayatta  sınıf hakimiyeti sistemidir.              sistemin saldırganlığıdır  faşizm.
       kalmak anlatılmıştır. Filmin baş  -Tekelci burjuvazinin en gerici, en şoven, en  Ve biz faşizmin gözlerine baktığı-
       kahramanı olan piyanist, ailesi emperyalist unsurlarının terörcü diktatörlüğüdür.   mızda o korkuyu görüyoruz. İki
       toplama kamplarına götürülürken  -Faşizm sermayenin emekçi halk kitlelerine,  kamu emekçisinin açlık grevi dire-
                                                                                 nişinin AKP nezdinde yarattığı etki
       kaçarak, evlerde saklanır ve en yöneltebileceği en azgın saldırıdır.
       sonunda bir Nazi subayının ver-  -Faşizm dizginlenmemiş bir şovenizm ve yağ-  de bunu açıkça göstermektedir.
       diği paltoyu giyerek soğuktan                                                Sonuç olarak, faşizmin saldır-
                                  ma savaşıdır.
       korunur.                                                                  ganlığı faşizmin güçsüzlüğüdür, ça-
                                     -Faşizm kudurmuş bir gericilik ve karşı
          Faşizme direnmek bir zo-  devrim hareketidir.                          resizliğidir, korkaklığıdır. Ölmekte
       runluluktur, bizim onurumuzdur.                                           olan köhnemiş kapitalist sistemin
                                     -Faşizm işçi sınıfının ve bütün emekçi halkın
       Faşizme direnmek duygusal bir  en korkunç düşmanıdır.                     kendini savunma gayretidir faşizm.
       karar değildir. Faşizme direnmek                                          Biz, faşizmin güçsüzlüğünü derin-
                                     -Faşizm burjuvazinin sınıf egemenliğinin son
       için faşizmi bilmek, onu tanımak                                          leştireceğiz. Çünkü tarihsel ve siyasal
       gerekir.                   aşamasıdır.”                                   olarak haklı olan biziz!
                                                                      Dimitrov

                               Dergimizin 39. sayısının yayınlandığı 5 Kasım 2017 günü;
                            *KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 242. günündeler
                                             *Yüksel Direnişi 362. gününde
                                     *Esra Özakça açlık grevi direnişinin 167. gününde
                                     *KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 258. gününde
                  *Mehmet Güvel açlık grevinin 127. gününde - *Feridun Osmanağaoğlu açlık grevinin 84. gününde
                                *Ankara Numune Hastanesi önünde süren nöbet 42. gününde

                                                                                                               23
                     DHKP-C’NİN BASKISINDAN KURTARAMAZSINIZ!
   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28