Page 54 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 49 | NİSAN 2021
P. 54
CAN DOSTUM
r Sahiplenme hikâyeniz?
Selin: Bir akşam Kadıköy’de bir yerde
arkadaşlar ile otururken kucağıma
geldi. Gülin: Hatta biz bilardo oynamak
için içeri girdiğimizde onu da içeri
aldık. Selin’in çantasının üzerinde
saatlerce uyudu. Selin: Göğsünün bir
tarafında yaklaşık 10 cm uzunluğunda
iyileşmeye başlamış bir yara olduğu
fark ettim. Alıp eve götürdük, ertesi
gün de veterinere... Gerekli kontrolleri
ve aşıları yaptırdık. Veteriner, 5-6 aylık
olduğunu söylemişti. Bizimle beraber
yaşamaya bu şekilde başladı. Gülin:
Sabah annemler uyandığında evde Sif
ile karşılaştılar, Sif de onlarla.
r Onunla yaşamak
hayatınıza neler kattı?
Gülin: Kediyle yaşamanın insana
değişik bakış açıları ve davranış
paternleri kazandırdığını tecrübe ettim.
Örneğin kedilerin bir davranışı tolere
etme huyları yok, hayırsa hayırdır.
Ya bu seferlik Gülin’in hatırına izin
vereyim asla demez. Karakteri bellidir.
Nelerden hoşlandığını ve nelerden
hoşlanmadığını zamanla size mutlaka
52 maksimum biz
Selin ve Gülin’in Can Dostu Sif
Bu sayımızdaki konuklarımız; Bİlgi İşlem Çözüm Geliştirme
Müdürlü’ğünden Selin Erimhan ve Reasürans Müdürlüğü’nden
Gülin Erimhan ile onların can dostları Sif... İki kardeş
sahiplendikleri can dostlarının İsmini İskandinav mitolojisinin
güçlü ve savaşçı tanrısı Thor’un, uzun altın saçlı eşi; tahıl, tarım ve
bereket tanrıçısı Sif’ten esinlenerek koymuşlar.
öğretir. Aynı evi paylaştıkça birbirinizi
detaylı tanırsınız. Bana her seferinde
daha sabırlı olmayı öğretiyor. Kedi
veya köpekle bir hayatı paylaşmanın
insana kattığı en önemli duygu
merhamet duygusu. Karşınızda
konuşamayan, derdini kelimelerle
anlatamayan bir canlı var. Üstelik hiçbir
koşulda aranızda çıkar ilişkisi de yok.
Hasta olduğunda, bir yeri ağrıdığında
bunu size söyleyemiyor. Bu yüzden iyi
bir gözlemci olmak çok önemli. Her
zamanki davranış paterninin dışında
bir durum varsa bunu en kısa sürede
algılayıp çözmek gerekli. Selin: Bir
hayvan ile beraber yaşamanın genel
olarak insanlara çok şey öğrettiğini ve
hayatımıza olumlu yönde etki ettiğine
inanıyorum. Bir kere kesinlikle siniri
ve stresi azaltıyor. Daha sabırlı olmayı
öğreniyor insan en önemlisi. Evde
yaşayan herkese biçtiği bir rol var.
Yani mesela biri mama veren, biri oyun
oynayan gibi.
oturmaz. Gülin: O kadar çok özelliği
var ki... Sif çoğu zaman çok naif bir
kedi, tırnak geçirme huyu hiç yok.
Herhangi bir yeri asla tırmalamıyor.
Oyun oynarken bile tırnaklarını asla
geçirmiyor. Geçirdiğini fark ederse
de hemen çekiyor. Kapıdan içeri
girdiğimde gözlerim ilk onu arıyor,
hemen gelip kucak istiyor. Kucakta
sevilme süreci tabii ki de saniyelerle
sınırlı. Robot süpürgeden korkuyor
ama evde süpürge çalışırken peşinde
koşturuyor. En sevdiğim huyu ismiyle
çağrıldığında koşa koşa gelmesi. Nerde
olursa olsun çağırdığınızda mutlaka
gelir. Makyaj süngeri canavarı, nerde
görürse görsün oynamaya bayılıyor.
En tatlı hâli de süngeri ağzında oradan
oraya taşıması. Kendi kendine oynuyor
dakikalarca. Bazen odamda kitap
okurken geliyor. Gözlerini kırpmadan
gözlerimin içine bakıyor. Bu yüz ifadesi
yaş mama istediğinin göstergesi. Evde
oyun oynarken yerimi tespit etmek
için aynaları kullanıyor. Aynadaki
r İsim seçme öykünüz?
yansımamdan yerimi hemen buluyor.
Selin: 2 gün isimsiz kaldı. Bir türlü
karar veremedik öncesinde. Çünkü
sahipleneceğimiz kesin değildi. Yani
öncesinde hazırlıklı değildik. İskandinav
mitolojisinden bir karakter ismi vermek
istedim. Dişi bir kedi olduğu için de Sif
ismini uygun gördüm. İsmine de hemen
uyum sağladı. Gülin: Önceki kedimizin
ismi Thora idi. İsmi Thor’dan geliyor.
Bunu da yine mitolojik dönemden
seçmiş olduk. İsmini de çok kısa sürede
öğrendi.
r Sizi güldüren, ona has özellikleri var mı?
Selin: Her zaman şaşkın gibi duran bir
surat ifadesi var mesela. Işığa bakan
mirketler gibi etrafa bakıyor bazen.
Bu ifadeyi görüp gülümsememek elde
değil. Özellikle pandemi dönemi sürekli
evde olduğumuz için bağımlı hâle
geldik ayrıca. Biz neredeysek kendisi
de orada olmalı mutlaka. Hele 2-3 kişi
bir araya geldiyse tabiri caizse muhtar
gibi ortaya oturuyor ve konuşulanları
dinliyor. Bir de otururken mutlaka ön
patilerini birbiri üzerine çapraz bir
şekilde atarak oturuyor. Düz bir şekilde
uzatmıyor ya da içeri döndürerek

