Page 48 - 129.SAYI TASLAK
P. 48

sayı:129  / NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2019        sayı:129  / NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2019

        TMMOB HABERLERİ                                                                                                  DALKAVUKLUK ve REŞİT GALİP              dalı olarak esnaf oda-   Reşit Galip’i sorar. “Sabaha ka-  üyelerİMİZDEN




                                                                                                                                                                 larına kaydı I. Mahmut  dar bekledi, mahcubiyetini size
                                                                                                                                                                 (1696-1754)
                                                                                                                                                                                  döne- iletmemizi istedi, Ankara’ya gi-
                                                                                                                                                                 minde olmuştur. Daha  decek kadar 25 lira borç istedi,
                                                                                                                                                                 önce hiçbir güvencesi  verdik.” Atatürk; “Ankara ya gi-
                                                                                                                                                                 olmayan
                                                                                                                                                                                          decek adama 25 lira mı verilir?
                                                                                                                                                                              dalkavuk-
                                                                                                                                                                 lar, “Canın sağ olsun,  Benim hesabımdan birkaç yüz
                                                                                                                                                                 gönlünden ne kopar-      lira verseydiniz. Cebinde beş
                                                                                                                                                                 sa Ağabey...” hesabıyla  parası yok ama karakterinden
                                                                                                                                                                 görev icra ederlerken,  hiç taviz vermiyor. Parası yok
                                                                                                                                                                 I. Mahmut fermanıyla  ama cesareti var...” diye ekler.
                                                                                                                                                                 durumları    düzelmiş,   Çok geçmeden, 39 yaşındaki
                                                                                                                                                                 çalışma koşulları me-    Reşit Galip 1932’de Milli Eği-
                                                                                                                                                                 saileri kurallarla tes-  tim Bakanı olarak atanır.
                                                                                                                                                                 pit edilmiş ve bir usul
                                                                                                                                                                 çerçevesince nalbant,  Düşünürsek, çevremizde Reşit
                                                                                                                                                                 kalaycı, sepetçi, urgan-  Galip gibi kişilikler ne kadar az
                                                                                                                                                                 cı gibi esnaf odalarına  değil  mi?  Çoğumuzun  çevre-
                                                                                                                                                                 dahil edilmiştir.        sinde, örneği bile duyulmamış-
                                                                                                                                                                                          tır. Makam, mevkii, menfaat
                                                                                                                         Dalkavuk kelime anlamıyla;              1931 Sonbaharı, yer  karşılığında kendi kişiliklerin-
                                                                                                                         Kendisine çıkar sağlayacak  Dolmabahçe Sarayı: Bir gece  den tavizler verip, adeta güce
                                                                                                                         olanlara aşırı bir saygı ve hay-  Atatürk’ün sofrasında Reşit  yaranmak için aşağılık seviyeyi
                                                                                                                         ranlık göstererek yaranmak is-   Galip söz alarak, Milli Eğitim  göze alarak menfaatleri için her
                                                                                                                         teyen kimse, yağcı, yalaka, yağ-  Bakanı Esat Bey’i eleştirir ve  türlü yalakalığı yapan kişilik-
                                                                                                                         danlık, yalpak, yaltak, yaltakçı,  gericilikle suçlar. Sofra gerilir  ler; Osmanlıdan genleriyle gü-
                                                                                                                         kemik yalayıcısı, çanak yalayıcı  ve Atatürk, “Yoruldunuz, bu-   nümüze taşınan dalkavukların
                                                                                                                         olarak tanımlanmaktadır. Gü-     yurun biraz istirahat edin...”  temsilcileri mi, diye soramadan
                                                                                                                         nümüzde ve geçmişte işyeri-      diyerek, kibarca Reşit Galip’in  edemiyor insan.
                                                                                                                         mizde, çevremizde, toplumda,  sofradan ayrılmasını ister. Bu-
                                                                                                                         siyaset hayatında ve devlet yö-  nunla birlikte genç devrimcinin  Not: REŞİT GALİP (Musta-
                                                                                                                         netiminde  dalkavuk  ve  dalka-  yılmaya niyeti yoktur: “Burası  fa Reşit Baydur) 1893-1934:
                                                                                                                         vukluk her daim var olagelmiş-   sizin değil, milletin sofrasıdır.  Tıp Doktoru, Milletvekili, Milli
                                                                                                                         tir.                             Milletin işlerini görüşüyoruz.  Eğitim Bakanı... Balkan Har-
                                                                                                                                                          Burada  oturmak  sizin  kadar  bine katılıp yaralanan, 1. Dün-

                                                                                                                         Osmanlı’da da Tanzimat’tan ön-   benim  de  hakkımdır!...”  der.  ya Savaşına katılan, Kurtuluş
                                                                                                                         ceki dönemlerde, dalkavuklar  Ortalık buz gibi olur ve Atatürk  Savaşında Milli Mücadeleyi
                                                                                                                         mevcut olmakla beraber, bu işi  yanındakilere dönüp “Öyleyse  destekleyen; Türk Dil ve Tarih
                                                                                                                         meslek edinen loncası, kâhyası,  biz kalkalım.” Deyince; sofra-  Kurumu’nun temellerini atan;
                                                                                                                         efradı bulunan dalkavuk esnafı  daki heyet, Reşit Galip’i orada  Anadolu Medeniyetleri Müze-
                                                                                                                         vardı. Bununla beraber dalka-    bırakıp çıkarlar. Sonra olanlar,  si, Milli Kütüphane, Güzel Sa-
                                                                                                                         vukluğun tarifesi olup, yaptığı  daha ibret vericidir. Reşit Galip  natlar Akademisi ve İstanbul
                                                                                                                         şaklabanlığa göre ücret alırlar-  bütün geceyi pencere kenarın- Üniversitesi’nin kuruluşlarına
                                                                                                                         dı. Osmanlı da dalkavukluğun  da bir koltukta geçirir. Atatürk  öncülük eden, okullarımızda
                                                                                                                         meslek olarak kabulü ve zanaat  uyandığında Genel Sekreterine  okutulan “Andımız”ın yazarı...



      48
   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53