Page 220 - Hz. Mehdi Hakkında Bilgiler
P. 220

HZ. MEHDİ (A.S.) HAKKINDA BİLGİLER


                   Said Nursi, bu şiirinde işaret ettiği gibi, yetmiş dokuz yı-
               lı Hicri 1379 yılıdır. Üstad bu tarihte vefat etmiştir. Yine şii-
               rinde "Sekseninci olmuştur" ifadesiyle belirttiği gibi ölü-

               münden bir süre sonra, yani Hicri 1380 yılında mezarı yıkıl-
               mış ve mübarek bedeni başka bir yere nakledilmiştir.
      BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ HAZRETLERİ'NİN BAZI KERAMETLERİ
                   Üstad Eddai'yi 1918-1920 yılları arasında yazmış yani ve-
               fatından yaklaşık 40 sene öncesinden vefat vaktini bildirmiş-

               tir.


                                  Rüyada bir hitabe


                   Meâli ve hatırda kalan elfazı aynendir.
                   1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hadisatının verdiği yeisle,

               şiddetle muztarip idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyor-
               dum. Mânen rüya olan yakazada bulamadım. Hakikaten ya-
               kaza olan rüya-yı sâdıkada bir ziya gördüm. Tafsilâtı terk ile,
               yalnız bana söylettirilmiş noktaları kaydedeceğim. Şöyle ki:
                   Bir Cuma gecesinde nevm ile âlem-i misale girdim. Biri

               geldi, dedi:
                   "Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i
               muhteşem seni istiyor."
                   Gittim, gördüm ki, münevver, emsalini dünyada görmedi-
               ğim, Selef-i Salihînden ve a'sârın meb'uslarından her asrın
               meb'usları içinde bulunur bir meclis gördüm. Hicap edip ka-

               pıda durdum. Onlardan bir zat dedi ki:  "Ey felâket, helâket as-
               rının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et."  Ayakta du-
               rup dedim:  "Sorun, cevap vereyim."  Biri dedi: "Bu mağlûbi-
               yetin neticesi ne olacak; galibiyette ne olurdu?"  Dedim:
               "Musibet şerr-i mahz olmadığı için, bazan saadette felâket ol-

               duğu gibi, felâketten dahi saadet çıkar. Eskiden beri i'lâ-yı ke-
               limetullah ve beka-yı istiklâliyet-i İslâm için, farz-ı kifaye-i ci-
               hadı deruhte ile kendini yekvücut olan âlem-i İslâma fedaya


                                              218
   215   216   217   218   219   220   221   222   223   224   225