Page 52 - Dinsizliğin Kabusu
P. 52
Örne¤in bir fabrikan›n bafl›na genellikle o fabrika sahibi-
nin o¤lu geçer. Burada söz konusu kiflinin bu ifl konusunda ka-
biliyetli olup olmad›¤›, bu konuda gerekli e¤itimi görüp gör-
medi¤i pek bir önem tafl›maz. Hatta görev alan kifli de belki bu
ifli yapmak istemiyordur ama baflka bir iflte istedi¤i ç›karlar› el-
de etmesi mümkün olmayaca¤› için zorunlu olarak bu ifli yap›-
yordur. Bu zorunluluk ve bilgisizlik dolay›s›yla da faydal› ifller
yapmas› mümkün olmamaktad›r. Gün geldi¤inde en basit so-
runlarla bile bafla ç›kamamakta, s›radan insanlar›n akledebile-
cekleri tedbirleri zaman›nda alamamakta ve ifl yerinin çok da-
ha yeni ve çözümsüz problemlerle karfl› karfl›ya kalmas›na se-
bep olmaktad›r.
Oysa Kuran ahlak›n›n yafland›¤› bir toplumda böyle bir
manzarayla karfl›laflmak mümkün de¤ildir. Çünkü görevleri,
sorumluluklar› ehil olan kimselere emanet etmek Allah'›n Ku-
ran'da bildirdi¤i kesin bir emridir:
fiüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim
etmenizi ve insanlar aras›nda hükmetti¤inizde adaletle
hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel
50 ö¤üt veriyor!.. Do¤rusu Allah, iflitendir, görendir. (Nisa Su-
resi, 58)
Allah'tan korkan ve din ahlak›n› yaflayan kimseler de
Allah'›n emirlerini son derece titizlikle yerine getirirler. Ayn› fle-
kilde dindar bir toplumda kendilerine çeflitli görevler, sorumlu-
luklar emanet edilen kimseler de Allah'tan korkan kimseler ola-
caklar› için verilen görevleri en iyi biçimde yerine getirmeye
gayret ederler:
(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri
ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir. (Mearic Suresi, 32)
DİNSİZLİĞİN KABUSU