Page 144 - Atatürk ve Gençlik
P. 144
142
şartların var olması gerektiğine inanılıyorsa hepsini kullanmak
serbest olsun. Ancak, ne yaparlarsa yapsınlar o varillerden ke-
sinlikle bir canlı çıkartamazlar. Zürafaları, aslanları, arıları, ka-
naryaları, bülbülleri, papağanları, atları, yunusları, gülleri, orki-
deleri, zambakları, karanfilleri, muzları, portakalları, elmaları,
hurmaları, domatesleri, kavunları, karpuzları, incirleri, zeytin-
leri, üzümleri, şeftalileri, tavus kuşlarını, sülünleri, renk renk
kelebekleri ve bunlar gibi milyonlarca canlı türünden hiçbirini
oluşturamazlar. Değil burada birkaçını saydığımız bu canlı var-
lıkları, bunların tek bir hücresini bile elde edemezler.
Kısacası, bilinçsiz atomlar biraraya gelerek hücreyi oluştu-
ramazlar. Sonra yeni bir karar vererek bir hücreyi ikiye bölüp,
sonra art arda başka kararlar alıp, elektron mikroskobunu bu-
lan, sonra kendi hücre yapısını bu mikroskop altında izleyen
profesörleri oluşturamazlar. Madde, ancak Allah'ın üstün ya-
ratmasıyla hayat bulur. Bunun aksini iddia eden evrim teorisi
ise, akla tamamen aykırı bir safsatadır. Evrimcilerin ortaya attı-
ğı iddialar üzerinde biraz bile düşünmek, üstteki örnekte oldu-
ğu gibi, bu gerçeği açıkça gösterir.
Göz ve Kulaktaki Teknoloji
Evrim teorisinin kesinlikle açıklama getiremeyeceği bir diğer
konu ise göz ve kulaktaki üstün algılama kalitesidir.
Gözle ilgili konuya geçmeden önce "Nasıl görürüz?" sorusu-
na kısaca cevap verelim. Bir cisimden gelen ışınlar, gözde reti-
naya ters olarak düşer. Bu ışınlar, buradaki hücreler tarafından
elektrik sinyallerine dönüştürülür ve beynin arka kısmındaki
görme merkezi denilen küçücük bir noktaya ulaşır. Bu elektrik
sinyalleri bir dizi işlemden sonra beyindeki bu merkezde gö-
rüntü olarak algılanır. Bu bilgiden sonra şimdi düşünelim:
ATATÜRK VE GENÇL‹K