Page 420 - Risale-i Nur - Lem'alar
P. 420

FİHRİST                                                                                                                              423


                                                                     Sahife No:

          bu  Âyet  Ona:  "İntisab-ı  İmanî  vesikasıyla  Kadîr-i  Mutlak  olan  öyle  bir
          Sultan'a  intisab  edersin  ki:  Dört  yüz  bin  milletten  mürekkeb  nebatat  ve
          hayvanat  orduları,  Onun  Emri  altında  ve  Kabza-i  Tasarrufunda  bulunan
          hadsiz bir Kudret ve Kuvvet Sahibine dayanabilirsin" diye manevî bir Ders
          verdiğini..  ve  O  Dersle  değil  şimdiki  düşmanlara,  belki  bütün  dünyaya
          meydan okuyabilir bir İktidar-ı İmanî hissettiğini.. ve bütün Ruhuyla beraber


          ُ    ۪ك ي   ل   وْلا    ع   م    ى   نو  ُ ٰ َ ْ َ   ا ا   للّ    نب   س   ح   dediğini ifade etmiştir.
              َ
                           َ
                                َ ُ
                              ْ

                 Üçüncü Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye: Ebedî bir dünyada ve bâki bir
          memlekette, daimî bir Saadete namzed olduğunu.. fakat bu Gaye-i Hayal ve
          Hedef-i  Ruh  ve  Netice-i  Fıtratın  tahakkuku,  ancak  mahlukatın  bütün
          harekâtlarını ve herşeylerini bilen ve kaydeden bir Kadîr-i Mutlak'ın hadsiz
          Kudretiyle  olabildiğini  düşünürken,  Kalbine  itminan  veren  bir  izah

                                                                   ا

                                                                    ن
          istediğini.. ve yine O Âyete müracaat ettiğinde, O Âyet Ona:   ب   س   ح daki
                                                                      ْ  َ ُ َ
                                                                     ا
          ان ya dikkat edip, Senin ile beraber lisan-ı hal ve lisan-ı kal ile    نب   سح yı
           َ
                                                                      َ
                                                                          َ
                                                                         ْ ُ
          kimler söylüyorlar diye emredince; bütün nebatat ve hayvanatın lisan-ı hal
              ل

          ile     ۪ك َ  ى    و    ن   ع   م    ا   وْل    للّا    ان    س   ب ْ    ح   in manasını yâdettiklerini gördüğünü.. ve
                ي
              ُ
                           ُ ٰ َ ْ َ
                                    َ ُ َ
          Kudretin  Azamet  ve  Haşmetini,  mevcudatta  nasıl  temaşa  ettiğini  ifade
          etmiştir.

                 Dördüncü  Mertebe-i  Nuriye-i  Hasbiye:  Kendi  Vücudu,  belki
          bütün mahlukatın Vücudları ademe gidiyor diye elîm bir endişede iken, yine
          bu  Âyet-i  Hasbiyeye  müracaat  ettiğini..  ve  İman  dûrbîni  ile  baktığında;
          ölümün firak değil visal olduğunu.. bir tebdil-i mekân ve bâki bir meyvenin
          sünbüllenmesi olduğunu beyan etmiştir.


                 Beşinci  Mertebe-i  Nuriye-i  Hasbiye:  Hayatın  çabuk  sönmesi
          teellümüne karşı, Âyet-i Hasbiyeden aldığı imdad ile der: Hayat, Zât-ı Hayy-
          ı Kayyûm'a baktıkça ve İman dahi Hayata
   415   416   417   418   419   420   421   422   423   424   425