Page 344 - Evrim Aldatmacası
P. 344

V
                 V
                 V
                        M
                      İ
              E E E E E V R İ M  A L D A T M A C A S I    I
                   Materyalist İtiraflar
                   Ünlü bir evrimci olan Alman biyolog Hoïmar Von Dithfurt'un yaz-
              dığı bazı satırlar, bu gözü kapalı materyalist anlayışın iyi bir ifadesidir.
              Dithfurt canlılığın son derece kompleks yapısına bir örnek verdikten
              sonra, bunun rastlantılarla ortaya çıkıp çıkamayacağı sorusu karşısında

              şunları söyler:

                   Salt rastlantı sonucu ortaya çıkmış böyle bir uyum, gerçekten de
                   mümkün müdür? Bu, bütün biyolojik evrimin en temel sorusudur...
                   Modern doğa biliminden yana olan bir kimse, bu soruya "evet" yanı-
                   tını verme ötesinde bir seçeneğe sahip değildir. Çünkü doğa olayları-

                   nı anlaşılır yollardan açıklamayı kendisine hedef kılmış, bunları,
                   doğaüstü müdahalenin yardımına başvurmadan doğruca doğa
                   yasalarına dayanarak türetmeyi amaçlamıştır? 227

                   Dithfurt'un da belirttiği gibi, materyalist bilim anlayışı, hayatı
              yaratılışın varlığını reddederek açıklamayı kendisine en temel prensip
              olarak belirlemiştir. Bu prensip bir kez benimsendikten sonra, bu kişiler

              en imkansız olasılıklar bile kolaylıkla kabul edebilir hale gelmektedirler.

                   Bu dogmatik zihniyetin örneklerini hemen hemen her evrimci
              çalışmada bulmak mümkündür. Örneğin, evrimin Türkiye'deki önde
              gelen savunucularından Prof. Ali Demirsoy'a göre, yaşam için mutlaka
              var olması gereken temel proteinlerden Sitokrom-C'nin tesadüfen oluş-

              ması ihtimali "bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insan-
              lık tarihini yazma olasılığı kadar azdır." 228

                   Kuşkusuz böyle bir ihtimali kabul etmek, akıl ve sağduyunun en
              temel prensiplerini çiğnemek anlamına gelir. İnsan, bir kağıt parçası
              üzerine yazılı tek bir harf gördüğünde bile, o harfin bilinçli birisi tara-

              fından yazıldığına emindir. İnsanlık tarihini anlatan bir kitap gördü-
              ğünde, bunun bir yazar tarafından kaleme alındığından daha da emin-
              dir. Akli dengesi yerinde olan hiç kimse, bu dev kitabın içindeki harfle-
              rin "tesadüfen" yan yana geldiğini iddia etmeyecektir.

               342
   339   340   341   342   343   344   345   346   347   348   349