Page 39 - Evimde Etkinlik Ailemde Mutluluk Var
P. 39
Osmanlı Ahlakını Öğreniyorum
Çiçeklerin Anlamı
Kahve ve Su
Eğer b r ev n camında sarı ç çek varsa
Kapı Tokmağındaki Yazı Eve b r m saf r geld ğ zaman
ben m ev mde hasta var, ey satıcılar veya
Ayakkabıların Yönü kahven n yanında su kram ed l rd .
sokaktan geçenler sakın yüksek sesle
Kapı tokmağında ‘Ya Fettah’ yazılıydı. Bu M saf r aç se suyu, tok se kahvey
bağırıp rahatsız etmeyes n z demekt . Eğer
Esk den eve m saf r geld ğ zaman
bütün kapalı kapıları açan ve sıkıntıları alırdı. Eğer suyu almışsa ev sah b
b r ev n camında kırmızı ç çek varsa bu
ev sah b onların ayakkabılarının
g deren anlamına gel yordu. Akşam eve bunu çok nce b r üslupla anlar,
evde evl l k çağında b r kız vardır. Sokaktan
çer ye
burunlarını dışarıya doğru değ l de
doğru sıkıntılı gelen b r baba kapıda bu yazıyı
geçen gençler konuşmalarınıza d kkat ed n
baktırırdı. hemen sofrayı kurar ve m saf r n
Böyle
okuyunca b raz rahatlıyor ve sıkıntıları karnını doyururdu.
ölçüsüz laflar kullanarak bu hanımefend y
yapmakla “b z s z n m saf rl ğ n zden
g der leb l yordu.
mahcup etmeyes n z anlamına gel yordu.
çok hoşnut kaldık, ev m z yen den
şereflend rmen z bekler z” demek
sterlerd .
Aynı Kapıda Farklı Tokmaklar
Lambayı Dinlendir Işığı Uyandır Şehrin Kuruluşu Kapı tokmakları ç ft halkadan müteşekk ld .
Bunlardan, aslan başı mot fl ve büyük olanı
Gece vakt yatacakları zaman Osmanlı'da şeh rler kurulurken, nasıl
İnsanlarımız esk den edepler ndek kalın, ç çek mot fl ve küçük olanı da nce ses
se “lambayı (mumu) söndür.” k b r suya taş attığınızda halkalar
ncel klerden ötürü “ışığı yak” çıkartırdı. Eğer eve b r erkek m saf r gelm ş se,
demezlerd . Çünkü söndürmek demezlerd . Çünkü yakmak olumsuz merkezden başlayarak yayılır. Aynı kalın sesl tokmağı tıklatır, çer dek ev sah b
olumsuzluk çağrıştırdığı ç n b r kel me olduğu ç n onun yer ne şek lde önce b r cam yapılır gelen n beyefend olduğunu anlar, kapıyı ev n
“lambayı d nlend r” den l rd . “ışığı uyandır” den l rd . ardından da halka halka evler ve ş bey açar, bey yoksa mahrem yete uygun olarak
yerler cam n n etrafına nşa ed l rd .
kapı açılırdı. İnce sesl tokmağın ses duyulmuş
Sofra Adabı se, gelen n b r hanım olduğu anlaşılır, kapıyı
Yaşlılara Hürmet Evde çocuklar dah l k mse ayakta yemek ev n hanımı açardı.
yemezd , önce eller yıkanır, sofraya b rl kte
Osmanlı kültüründe b r ncel k örneğ olarak, çarşıya oturulur, ev n en büyüğü başlamadan
nerken veya eve dönerken, büyüklere hürmet yemeğe k mse başlamazdı. Büyükanne veya Komşuluk
saded nde b r yaşlı zatın yanından geç p g d lmezd , büyükbaba yemeğe başlarken herkes n Mahallede b r s öldüğünde, cenaze ev ne lk önce kıble
ancak onun “Geç oğlum ben yavaş yürüyorum .” dey p hatırlaması ç n besmeley yüksek sesle st kâmet ndek komşusundan olmak üzere, b r hafta, on gün
müsaade etmes nden sonra g d l rd . çeker, sofradan kalkılırken “hayırların feth , yemek yollanır, k mse onlara ş tt recek tarzda gülüp,
31 şerler n def’ ç n Fât ha Sures okunurdu. eğlenmezd . Böylece komşunun acısına ortak olunurdu.