Page 42 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 21 | YAZ 2012
P. 42
ACENTELERİMİZ
Dağcan Sigorta
Acenteliğinizin tarihçesinden bahseder misiniz?
Sigorta aracılığına 1995 yılında Orhangazi Dağaşan ve Mehmet
Şükrü Bircan ortaklığında Anadolu Sigorta acentesi olarak
kurulan Bilge Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti olarak başladık. Son-
raki yıllarda Orhangazi Dağaşan şahıs acenteliği ile, akabinde
değişen piyasa şartları gereği 2008 yılında da Dağcan Sigorta’yı
kurarak acentelik faaliyetimizi Anadolu Sigorta çatısı altında
sürdürmekteyiz.
Müşteri portföyünüzü değerlendirir misiniz? Müşteri seçi-
minde ve müşterilere verilen hizmetlerde nelere dikkat
ediyorsunuz?
Müşteri portföyümüzde kurumsal ve bireysel sigortalılar
dengeli bir dağılım içerisindedir. Sigortalılarımızın % 90’nı
sadık müşteri dediğimiz, her koşulda sirketine ve acentesine
güvenen, aldığı hizmetten memnun, yeni arayışlara lüzum gör-
meyen kişi ve kuruluşlardan oluşmaktadır. Sigortalılarımızın
çoğunluğu ile beş yılı aşkın süredir çalışmaktayız. Yeni
müşterilerimizle de aynı performansı yakalamak için gere-
ken hizmeti sunmanın gayreti içerisindeyiz. Poliçenin vade
bitiminde yollarımızı ayıracağımız müşteri yerine uzun yıllar
çalışabileceğimiz müşteri profiline yönelip kalıcı portföy
oluşturmaktayız. Sigorta yaptıran kişinin en zor anı hasar
anıdır. Hasar anında sigorta şirketinin ve acentesinin gücünü,
samimiyetini, maddi manevi her türlü desteği yanında his-
seden müşteri, en sadık müşteri grubunu oluşturmaktadır. Bu
bakış açısı ile biz Dağcan Sigorta olarak tüm sigortalılarımızın,
her türlü hasarında, hasarın oluşunu takiben tazminatın öden-
mesine kadar tüm aşamalarda yanında olmaya, destek olma-
ya gayret gösterdik. Bunun ödülünü de portföyümüzdeki sadık
müşterilerle alıyoruz.
Ağırlıklı hangi branşlarda çalışıyorsunuz? Sektörün
bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hizmet sektörü olmamız itibari ile tüm branşlarda çalışmaya
gayret gösteriyoruz. Ancak Türkiye şartları ve bölgesel fak-
törler nedeniyle kaza ve yangın branşları daha fazla ön plana
çıkmaktadır. Son yıllardaki büyük değişime rağmen insan-
lar önce araçlarını sonra işyerlerini ve en son konut ve diğer
değerlerini sigortalatmaktadır. Kaza ve yangın branşları
dışında toplumda henüz yeterli bilinç oluşmamakla birlikte
gelişen Türkiye ile beraber bu branşlarda biz sigortacılar için
büyük bir gelecek vaad etmektedir. Sigorta sektörü olarak
kişi başına düşen prim üretimi ve poliçe adedinde Avrupa
ortalamasının çok gerisinde olmamıza rağmen, toplumun
alım gücünün artması, sigorta bilincinin yayılması, şirketlerin
yeni ürün ve hizmet arzları ile doğru orantılı olarak artacağı
kanaatindeyiz. Gelişen teknoloji, şirketlerin doğru risk analiz-
leri ve fiyatlandırma yapmalarına olanak sağlamıştır. Devlet
40

