Page 47 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 44 | TEMMUZ 2019
P. 47
Bu duygularla ya da boşlukla, işten çıkıp
biraz kafamı boşaltmak için uğradığım
mekânda, kitapların da olduğunu
gördüm ve ilgimi çeken birini aldım.
Can Batukan’ın “Robo-tizm” isimli
kitabını… Batukan’ın, kitabın girişinde,
Galatasaray Üniversitesi Felsefe
Bölümü’nde doktorasını tamamladığı,
felsefede robotlar, doğal ile yapay
ve bilim kurgu üzerine düşünürken,
Çağdaş Batı düşüncesi, Antik Yunan,
Doğu Felsefeleri ve Şamanizme de
ilgi duyduğu yazılıydı. Robo-tizm,
android, sayborg, robot ve yapay
zekâyı felsefi olarak ele alan, insanlık
tarihinde yaratabileceği kırılmayı
bugünden okumaya çalışan bir eser.
Batukan, incelemesinde, robotlardan
çok insanın robotlaşmasından söz
ediyor: “Facebook’ta bir videoyla
karşılaşma ve izleme süremiz 15
saniyedir. Öte yandan biz artık şiir
kitabı okumazken, bir müzik albümünü
baştan sona dinleyemezken, sinema
filmi yerine aksiyon ve animasyon
arasında boğulmuş otomatik kurgular
ya da işten gelindiğinde yemek sonrası
rahatlamamız için tasarlanmış dizi ve
yarışma programlarını izlerken robotlar,
androidler ya da yapay zekânın kendisi
Turing Testi’ni geçeceği güne doğru
kararlı bir biçimde ilerlemekte ve daha
da önemlisi bizim artık tahammül
edemediğimiz bu sanat, bilim ve felsefe
alanlarının tümüne derinlemesine
girmeyi denemektedir.” Batukan, bu
sözlerin yer aldığı bölümü, gün içinde
defalarca karşılaştığımız bir kutucuğu,
“Ben bir robot değilim” yazılı kutucuğu
anımsatarak bitiriyor: İnsanlığınızı
onaylayın.
Can Batukan’ın felsefeye dokunan
inceleme kitabında, hayalleri, rüyalarıyla
yapay zekâdan farklı bir zihin dünyasına
sahip olan insana ilişkin cümleler var:
“Kafamızı kaldırmalı ve geceleri göğe
bakmalıyız. İnsan, kâinata bakmayı
bırakmamalı.” Bu sözlerin ardından,
aklıma Turgut Uyar’ın bir şiiri düşüyor,
her şeyi, istatistikleri, tahvilleri, bonoları,
kredileri, kredi kartlarını, fazla mesaileri
unutuyorum:
“İkimiz birden sevinebiliriz göğe
bakalım / Şu kaçamak ışıklardan şu
şeker kamışlarından / Bebe dişlerinden
güneşlerden yaban otlarından /
Durmadan harcadığım şu gözlerimi
al kurtar / Şu aranıp duran korkak
ellerimi tut / Bu evleri atla bu evleri de
bunları da / Göğe bakalım.”
Gökyüzünü hatırlayın.
Yazar
Seray ŞAHİNER
maksimum biz
45

