Page 153 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 153
Bunca lütuflar neden ötürü?
“Allah dostlarına ulaşma için. Kötülükten pişman olup da, -Allah!- diye yalvarınca, seni o çeker, belalardan kurtarır.”
Suçtan korkuyorsun, candan perişan oluyorsun da o lahzada seninle bera- ber olan korkutanı neden görmüyorsun? Eğer gözünü o bağladıysa sen onun elinde bir zar gibisin; bazen yerde yuvarlar, bazen havaya fırlatır; bazen tabiatine, altın, gümüş ve kadın sevdasına kor, bazen de canına Ce- nab-ı Mustafa’nın hayali nurunu bağışlar. Hasılı o taraf hoşlar tarafına çeker, bu taraf hoş olmıyanlar tarafına çeker; böylelikle gemi, bu girdap- ları ya geçer yahut da parçalanır.
Geceleri o kadar yalvar, içten o kadar inle ki, yedi kat gök kubbesinden sana sada gelsin...
Şuaybın sesi, inleyişi, çiy taneleri gibi gözyaşları döküşü haddi aşınca, seher vakti gökten şu nida geldi:
“Eğer suçluysan cömertliğimle bağışladım suçundan seni, affettim. Eğer Cennet istiyorsan, verdim. Sus; bu yalvarışı bırak.”
Şuayb şu cevabı verdi:
“Ne bunu isterim, ne onu. Hakkın güzel yüzünü apaçık görmek isterim. Yedi deniz ateş olsa, o yüzü görmek için kendimi içine atarım. O görüş yerinden eğer beni kovarsan, başım,gözüm kovulmuş olur; bana Cehen- nem yaraşır, Cennet asla yaraşmaz. Onun nur yüzüyle parlamıyan Cennet bana Cehennemdir, bana düşmandır. Ben o ruhsuz renkten, o sevimsiz ko- kudan yandım. Bana o güzel yüzün nurlarındaki parlaklık gerek. O nere- de? Ben onu isterim.”
Dediler ki:
“Bari az ağla ki, görüş kuvvetin elden gitmesin. Ağlayış, pek haddi aşar- sa göze ziyandır, bu göz görmez olur.”
Şuayb cevap verdi:
“Eğer iki gözüm akibet onu görecekse benim vücudumun her cüzü, bir göz olur, ben görmemezlikten ne tasalanayım? Eğer bu gözüm akibet onu görmekten mahrum olacaksa, o göz varsın görmez olsun; çünkü dosta la- yık değildir.”
Cihanda her adam kendi yarine feda olur. Kiminin yari karanlıklar şeyta- nıdır; kiminin yari güneş ve ziyadır. Mademki herkes iyiden, fenadan
!153


































































































   151   152   153   154   155