Page 31 - Yürüyüş Dergisi 25. Sayı
P. 31

Yıkıma karşı halkın ise tek silahı  amlarda, Filistin’deki katliamlarda
         vardır: DİRENİŞ.                  ayağa kalkan mahallelerdi. İşçi sınıfı
                                           veya kamu emekçileri, Ocak 1991’de
         Direniş, Sadece                   olduğu gibi genel grev yapmaya kal-
         Kondularımız İçin Değil;          kıştıklarında, mahalleler yine onların                        Çayan
         Tüm Haklarımız İçindir            da yanındaydı.
                                             500 bin olduğumuz, milyon oldu-  kesimlere yönelik saldırılarına sessiz
            Çayan’a ilk tuğlayı koyduğumuzda,
                                           ğumuz bağımsız  Türkiye konserle-  kalmak, sınıfsal olarak yanlıştır;
         1970’lerde başladı direniş. Gazi’de,
                                           rinde, binler, onbinler halinde alana  HALK OLMA RUHUNA, BİLİNCİ-
         Okmeydanı’nda, 1 Mayıs Mahalle-
         si’nde, yeni bir mahalle kurmanın  adeta sel gibi akan mahallelerdi. AKP  NE AYKIRIDIR.
                                           faşizminin ve AKP’nin katliamcı po-
         kendisi bir direnişti.                                                Reformizmin, yönetimine çörek-
                                           lisinin saldırıları karşısında yine ma-  lendiği sendikalar, reformizmin etkisi
            Çünkü, polise ve arazi mafyasına
                                           hallelerimiz var.                altındaki Alevi örgütlenmeleri böyle
         karşı çatışma içinde kuruldu bu ma-
         halleler.                           Şu bir gerçek ki, sadece kondula-  yaparlar mesela. Sadece kendilerine
                                           rımız için direnerek, kondularımızı  yönelik saldırılara ses çıkarır, diğer-
            O günden beri de direniyoruz.
                                           savunamayız. Mücadelemizi, halkın  lerine seyirci kalırlar.  Yoksul gece-
            Sivas Katliamı’nda ayağa kalkan  tüm kesimleriyle birleştirmeliyiz.    kondu mahallelerinin halkı ise, bugüne
         mahallelerdi. 1996 sonundan başlayıp,
                                             Mahalleler, faşizmin tüm baskılarına  kadar hep zulme uğrayanları ve dire-
         ‘97 yılı boyunca, mahallenin elleri,                               nenleri sahiplenen olmuştur.
                                           karşı çıkabildiği ölçüde, halkın hangi
         Susurlukçular’ın yakasındaydı. Her
                                           kesiminden olursa olsun, direnenlerin  Nuriye ve Semih’in direnişi için
         gece, evet, her gece, binler, onbinler,
                                           yanında olduğu ölçüde güçlenir.   de bugün en yaygın eylemlerin ya-
         mahallelerin meydanlarında toplandı,
                                             Faşizme, sadece kendine yöneldi-  pıldığı yerdir mahalleler. Daha da yo-
         yürüyüşler yapıldı. Birçok kesim, gün-                             ğunlaşmalıyız; zafer, bir yanıyla yoksul
         deminden çıkardı Susurluk’u; mahal-  ğinde karşı çıkmak, faşizmin diğer  gecekondu halkının, meclislerin ve
         leler çıkarmadı.
                                                Devrimci Kişilik,                     mahalledeki tüm örgüt-
            1996   Ölüm                                                                   lülüklerin, direnişi sa-  Sayı: 25
                               ne olursa olsun, ideallerinin, hayallerinin peşinden gitmektir.
         Orucu’nda, Kür-                                                                  hiplenmesiyle gele-  Yürüyüş
         distan’daki katli-      “Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek  cektir.          30 Temmuz
                                                     olabilir.”                                                 2017
         Eğitim:                                       Ajitasyon Propaganda:
                                                          Haksızlıklar, adaletsizlikler, eşitsizlikler, apaçık ortada.
         Halkın kadrolaşması için yaptığımız eğitim;
                                                       Dünyamız öylesine alçaklıklarla dolu ki, her anımızın öfke
         a- Soyut ve hayattan kopuk olmamalı.
                                                       dolmaması mümkün değil.
         b- Uzun anlatımlar yerine, daha kısa ve
         vurgulu anlatımlar tercih edilmeli.              Peki, bu kadar alçak, adaletsiz bir dünya düzeni, nasıl
         c- Dinamik olmalı                             oluyor da ayakta duruyor?
         d- Halkı; sorunları araştırma, yazma, anlama     Milyarlarca insan bunları görmüyor mu?
         yanlarını güçlendirecek bir içerikle donat-      Görüyorsa, neden sessiz kalıyor?
                                                          Önemli bir soru.
         malıyız
                                                          Düzen, askeri gücüyle ve propagandasıyla ayakta duruyor.
         e- Halkın yaratıcılığıyla, tecrübesiyle teoriyi
                                                       Başka deyişle, terör ve demagojiyle.
         birleştirmeliyiz.
                                                          İdeolojik propaganda, sistemi ayakta tutan temel ayaklardan
         f- Çalışmalarda, bazı konuları, fıkralar, ma-
         sallar, atasözleri, kıssadan hisselerle anlata-  biridir. Bütün ideolojik propaganda araçları, devletin ve ege-
         biliriz.                                      menlerin ellerindedir.
         g- Halk destanları, halk kahramanları, eğitimde  İşte bu alçak, adaletsiz dünyayı ayakta tutan ayaklardan
                                                       biri bu.
         daha çok yer almalı. Halk, kendi tarihlerinden,
                                                          Öyleyse yıkmak için de propaganda çok çok önemli. Devrimci
         kendi kahramanlarından daha iyi öğrenecektir.
                                                       çalışma, gerçekleri açıklamaktır. Ajitasyon, propagandayı sü-
         h- Film, resim gibi görsel araçları daha çok
                                                       reklileştirmeliyiz. Propaganda yapmadığımız bir an bile geçmemeli.
         kullanmalıyız.
                              Dergimizin 25. sayısının yayınlandığı 30 Temmuz 2017 günü;
                            *KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 144. günündeler
                        *Malatya’da direnen KEC’liler ve İstanbul Cevahir AVM önünde direnen Nazife Onay,
                         direnişlerini Ankara Yüksel Caddesi’ne taşıdılar, Yüksel Direnişi 264. gününde
                                    *Esra Özakça açlık grevi direnişinin 69. günündeler
                                     *KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 129. gününde
                                        *Mehmet Güvel açlık grevinin 29. gününde

                  ANADOLU TOPRAKLARINI İSRAİL YAPAMAYACAKSINIZ!                                                3 31
   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36