Page 39 - Yürüyüş Dergisi 33. Sayısı
P. 39
Ülkemizde Gençlik
Gözaltılarınızla, İşkencelerinizle Nuriye ve Baskılarla, Yoldan Kaçırmalarla
Semihle Çağlayan Direnişini Bitiremezsiniz! Mücadelemizi Bitiremeyeceksiniz!
Kontra Operasyonların
28 Eylül’de Her Yer Nuriye ve Hesabını Soracağız!
Semih’le Yankılanacak! AKP’nin katil polisleri günlerce İstanbul’un
çeşitli mahallelerinde, güpegündüz sokak orta-
Dev-Genç, 14 Eylül’de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın
larından devrimcileri kaçırıyor. Bunun üzerine
‘mahkemesinin’ ardından yazılı açıklama yayınlayarak şu sözlere
Dev-Genç 18 Eylül’de yaptığı yazılı açıklamada
yer verdi;
kısaca şu sözlere yer verdi;
“Yüksel Caddesi’nde İnsan Hakları Anıtı’nın önünde 2 emekçi
“… Bunun tek bir sebebi vardır. Nuriye ve
‘İşimizi ve ekmeğimizi geri istiyoruz’ diyerek bedenlerini açlığa
Semih için tüm Türkiye’de ve Avrupa’da binlerce
yatırdılar. Gözaltına alındılar, işkence gördüler ve tutuklandılar. Her
eylem yapılması Nuriye ve Semih’in haklı ta-
saldırının sonunda korku dağlarını büyütmek isteyenlerin karşısına ço-
leplerinin tüm halk nezdinde sahiplenilmesidir.
ğalarak çıktılar. Nuriye ve Semih’ten adını alarak halklaşarak büyüdüler.
Çıkarttığı kitapçıklardan, her gün kendi gazete
Şimdi 40 kiloluk bedenleriyle AKP iktidarının korkusunu büyütüyorlar.
ve televizyonlarından yaptırdığı kara propaganda
Halk şairi Nazım Hikmet’in dediği gibi “hiçbir korkuya benzemez
çalışmalarına kadar hiçbir çabaları fayda ver-
halkını satanın korkusu”. Evet halkların katili AKP iktidarının korkusu,
memiştir. Bunun en büyük örneğini tüm halkın
hiçbir korkuya benzemiyor. Öyle bir korku ki, yanındaki korumalarının
14 Eylül’de Nuriye ve Semihi sahiplenmek için
silahına mermi dahi veremiyor. Öyle bir korku ki Nuriye ve Semih’in
Ankara Adliyesi’nde olmasıdır. Ve bu da faşizmin
mahkemesinden 2 gün önce halkın avukatlarını işkenceyle gözaltına
hazımsızlığının katlanmasına sebep olmuştur.
alıyor. Nedeni apaçık ortada, AKP iktidarı kendi hakim ve savcılarına
Bu yola çıktığımızda halkı savaştıracağımızı
bile güvenemiyor. Çünkü biliyor ki o mahkeme salonunda yargılanacak
söylemiştik. Ve bugün bu iddianın altını dol-
olan Nuriye ve Semih değil, bu halkı satanlar olacak. Halkın avukatlarının
durmuş bulunmaktayız. Direnişçilerimiz, diren-
bu haklılıktan aldığı güç karşısında AKP iktidarının hakim ve savcılarının
işlerimiz tümü halklaşmıştır. Bu yüzdendir bu
verdiği kararların hiçbir hükmü yoktur.
yoldan kaçırmalar, baskınlar vb. kontra operas-
14 Eylül’de Ankara’nın sokakları yeni direnişlere şahit oldu. Sayı: 33
yonlar. Bu kontra amaçladıklarına ulaşamaya-
“Nuriye-Semih” diyenler sokak ortasında işkenceyle, AKP’nin Yürüyüş
cakları aşikardır. Çünkü bu saldırılar AKP ile
kiralık köpeklerince gözaltına alındılar. Ancak susmadılar. Gözaltı 24 Eylül
başlamadı, devrimciler dünden bugüne bu sal- 2017
otobüslerinde, karakollarda ‘Nuriye ve Semih Yalnız Değildir!’
dırıların her zaman hedefi olmuşlar ve bunları
demeye devam ettiler. Saatlerce süren işkenceye rağmen direnenler,
hiçbir zaman karşılıksız bırakmamışlardır.
Nuriye ve Semih gibi en güzel gülüşlerini takınarak faşizmi mahkûm
Verilen tarihler, TV’lerden yapılan şovlar
ettiler. Onursuzluğu ve namussuzluğu kendine görev bilenler ise bu
bizi korkutmaz, mücadelemizde engel teşkil
gülüşler karşısında ağızlarından salyalar saça saça halka saldırdılar.
etmez. Soysuz Süleyman 20 Kasım diye bir
Nuriye Gülmen’i ve Semih Özakça’yı yeterli sayıda personel yok
tarih vermiş. Biz ne 20 Kasımlar, ne 6 aylar,
diyerek mahkemeye getirmeyenler, savunmaları alınamadı diyerek
ne cuntacılar-kontracılar gördük Süleyman.
mahkemelerini 28 Eylül’e ertelediler. Bu kararı verir vermez halk Sen bugüne kadar halka karşı yürüttüğün
çocuklarının üzerlerinde estirdikleri terörü arttırmak amacıyla onlarca
savaşta boyunun ölçüsünü aldın. Bak biz hala
kişiyi sokak ortasından kaçırarak gözaltına aldılar. derneklerimizdeyiz. Ne senin, ne de sahiplerinin,
Arkadaşlarımızı gözaltına alan katillere sesleniyoruz! Amacınızı
ne OHAL’ini tanıyoruz, ne de yasalarını. Ya-
biliyoruz. Gözaltılarınızla, tutuklamalarınızla halklaşarak büyüyen bu
direnişi bitiremezsiniz. Yüzlerce, binlerce insanımızı gözaltına da salarınız KHK’larınız ilan edildikleri gün,
bizim nezdimizde tarihin çöplüğüne gidiyor.
alsanız tutuklasanız da mücadelemizin önüne geçemeyeceksiniz. Biz
sizin gibi geçtiği yeri insansızlaştıran halk düşmanlarından değil, bu 9 Mart tarihinden bugüne sadece 2 kişi ile
başlayan direniş, sizin OHAL’inizi de KHK’nızı
ülkenin toprağının suyunun sahipleri, bu halkın çocuklarıyız.
da yerle bir etti. Bugün bunun hazımsızlığını
Tüm bu baskılara rağmen 28 Eylül de daha da kitleselleşerek
Devrimcilere saldırarak çıkartıyorsanız. Size
Sincan Adliyesi’nde olacak, Nuriye ve Semih’in adını en gür
sesimizle haykırmaya devam edeceğiz. Tıpkı 14 Eylül’de olduğu 2 Şubat tarihini, Şanlı Alişan’ımızı bir hatırla-
talım. Kontra Operasyonların Hesabını Sora-
gibi işkencehaneleriniz de dahil olmak üzere her yer Nuriye ve
Semih’le yankılanacak. cağız!”
Dergimizin 33. sayısının yayınlandığı 24 Eylül 2017 günü;
*KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 200. günündeler
*Yüksel Direnişi 320. gününde
*Esra Özakça açlık grevi direnişinin 125. gününde
*KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 216. gününde
*Mehmet Güvel açlık grevinin 85. gününde - *Feridun Osmanağaoğlu açlık grevinin 42. gününde
* Nazife Onay, tutukluluğunun 47. gününde
39
DİRENİŞİ BÜYÜTELİM!