Page 34 - Yürüyüş Dergisi 23. Sayısı
P. 34

NURİYE VE SEMİH'İN DİRENİŞİNİN KONUŞULMADIĞI BİR GENEL
                                    KURUL, EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN GENEL KURULU OLAMAZ.
                                       EĞİTİM - SEN 10. GENEL KURULU YAPILDI


                                    KESK’e bağlı Eğitim - Sen 10.
                                 Olağan Genel Kurulu, 26-27-28
                               Mayıs 2017 tarihlerinde, Ankara Çu-
                             kurambar  The Green Park Oteli’nde
                         gerçekleştirildi. Kamu emekçileri içerisinde,
              en yoğun saldırıya uğrayan kesimlerin başında eğitim
              emekçileri gelmektedir. Binlerce üyesi, OHAL ile birlikte
              çıkarılan KHK’larla işten atılan Eğitim-Sen gibi bir sen-
              dikanın genel kurulu çok daha farklı olmalıydı. Direnişlerin
              konuşulduğu, saldırılara karşı daha moralli, daha militan
              bir ruh içerisinde geçmesi gerekirken, yapılmış olması
              için yapılan bir kurul toplantısının ötesine geçemedi.
              Basında çıkan bir haberde, kurul şu şekilde değerlendiril-
              miş:
                 "Şube genel kurullarında mücadele üzerine tartışmalar  bin 128 öğretmen, 5 bin 295 akademisyen ve 1194 idari
              yapılmayınca içinde bulunulan durumu değiştirmeye  personel, tamamen siyasi ve idari tasarruflarla ihraç edil-
              yönelik tabanın da katılımı ile kararlar alınamayınca, bu  miştir!” diyen Eğitim-Sen, bu kişiler için kılını dahi kı-
              durumun merkez genel kuruluna yansıması kaçınılmazdı.  pırdatmıyor.  Tutuklanan Nuriye ve Semih için, sadece
              Şube genel kurulları, aday bulmak ve yönetime kim girecek  “kınamakla” yetiniyor. Yüksel’de, direnme hakkı için di-
              tartışmaları ile heba edildi. Bazı şubelerde aday bulmakta  renen üyelerini, halkın hemen her kesiminden insanlar
              zorlanılan, kotaya rağmen kadın yönetici adayı çıkarıla-  sahiplenirken Eğitim-Sen uzaktan izlemekle yetiniyor.
              mayan bir süreç yaşandı. "                           Bugün emekçilerin ihtiyacı devrimci politikalara sahip
                 Yaşanan yoğun saldırı sürecinde bir sendikanın yapması  bir sendikadır. Gücünü üretimden alan sendikalar her
              gereken en asgari konular dahi üstün körü geçiştirilirken,  üyesine yapılan saldırıyı kendi varlık nedenine yapılmış
      Sayı: 23
      Yürüyüş  kurul toplantıları tali konularda boğuldu. Bu durum,  bir saldırı olarak görmesi gerekirken, bunun aksi bir
              elbette sadece Eğitim-Sen içinde yaşanmıyor. Bugün
                                                                tutum içerisinde bulunuyorlar. Üyelerinin dahi güvenmediği
      16 Temmuz
              DİSK, KESK gibi, adında devrimci yazan sendikalar dahi  bir sendika durumuna düşmüş durumdalar. Kadın kotasını
      2017
              bir sendikanın düşebileceği en geri noktaya düşmüş du-
                                                                dolduracak aday dahi çıkaramayan duruma gelinmişse,
              rumda.
                                                                Eğitim-Sen kendine dönmeli ve bunun nedenlerini sorgu-
                 Neden sendikalar bu duruma geldi?
                                                                lamalıdır.
                 Neden OHAL, KHK’lar konuşulmuyor?                 Bugün, Eğitim-Sen, üyelerinin, emekçilerin temel ta-
                 Neden Nuriyeler konuşulmuyor?
                                                                leplerini karşılamayacak durumdadır. Tüm kamu emekçileri,
                 Neden direnişler konuşulmuyor?
                                                                kendi öz örgütlenmelerini oluşturmak zorundadır. Bu ör-
                 Devrimci politikaların yerini düzen politikaları aldığında,
                                                                gütlenme; Memur Meclisleridir. Kendi kararlarımızı alıp
              küçük hesapların, her şeyin önüne geçtiği bir sendikada,
                                                                kendi politikalarımız hayata geçirebileceğimiz tek alan
              emekçilerin çıkarlarını savunmak değil, düzenle uzlaşma
                                                                kendi meclislerimizdir. İhtiyacımız olan, kimin sendika
              başlar.
                                                                yönetiminde söz sahibi olduğu, kimlerin yönetime girip
                 Sendikaları, bugün direnemez, politika üretemez, gün-
              demi belirleyemez hale getiren en belirleyici neden,  girmediği konusu değil, uğradığımız yoğun saldırılara
              düzenle uzlaşma kültürünün içselleştirilmiş olmasıdır.  karşı haklarımızı nasıl savunacağımızdır.
              Devrimciliğin sadece lafta yapıldığı, pratikte reformizmin  Kendi gündemimizi belirleyebileceğimiz, üretim gelen
              hakim olduğu bir yapıda, elbette ilericilik adına olumlu  gücümüzü kullanabileceğimiz bir örgütlenme oluşturmalıyız.
              bir adım da atılamaz. Sürekli uzlaşma, sürekli geri adım  Bu örgütlenmenin adı Kamu Emekçileri Meclisleridir.
              atma, çeşitli bahanelerle direnmemeyi meşrulaştırma  Meclislerimizde örgütlenelim, kendi sorunlarımızın
              sonucu, sendikalar bugün tükenme noktasına, gelmiştir.  çözümünü kendimiz oluşturalım.
              Öyle ki Eğitim-Sen gibi bir sendika, kotayı dolduracak  ***
              kadın yönetici adayı dahi çıkaramıyor. Gündemde olması  “Esas olan, sadece yaşamak değil,
              gereken konular tartışılmıyor, tartıştırılmıyor. Yüksel Cad-  İnsana yakışır şekilde ve onurlu yaşamaktır.
              desi’nde aylardır süren direnişi, açlık grevinde olan Eği-  Teslim olmadan,
              tim-Sen üyeleri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça konu-  Boyun eğmeden,
              şulmuyor. İşinden atılan yüz binden fazla kamu emekçisi  Sürünmeden,
              için neler yapılması gerektiği konuşulmuyor. Ne OHAL,  El etek öpmeden yaşamaktır!”
              ne de KHK’lar konuşulmuyor. “OHAL KHK’ları ile 33    NAZIM HİKMET


       3 34
                     İKTİDAR VE BAĞIMSIZLIK HEDEFİ OLMAYAN BİR GERİLLA
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39