Page 8 - 1. SAYI
P. 8

baba-oğul ilişkisine döner. Belki de burada söylen-  İslamiyet ile Hızır bozkurdun yerini almıştır. Ancak
            mek istenen, baba-oğul kavgasına üçüncü ve kötü  ortak özellikler varlığını sürdürmüştür. “Oğlan ora-
            niyetli kişilerce sebep olunduğu ve bu kavganın yer-  da yıkıldığı vakit boz-atlı Hızır oğlana göründü…”
            siz olduğudur. Asıl düşman iyi tanınmalıdır. Dede  cümlesinde Hızır’ın boz atının olması ortak özel-
            Korkut’un bu boyu halkın yönetici bir baba ile oğlu  liklere bir örnektir. Yine Oğuz Kağan Destanı’nın
            arasındaki kavgayı nasıl yorumladığını gözler önüne  Uygur versiyonunda da bozkurt Oğuz Kağan’a yol
            serer.                                            gösterir. Yani Hızır tipi hikâye göçü ile bu Dede
               Hanın  senede  bir  şölen  düzenlemesi,  beylerin   Korkut boyundaki yerini almıştır. Dirse Han’ın kırk
            ava çıkması ve hanımlarının çeşitli hazırlıklarla on-  yiğidinin kurgudaki yerleri ise baba ile oğlunun ara-
            ları karşılamaları Türklerin gündelik hayatlarına dair   sına nifak sokmak olmuştur. Bu hikâyedeki kötü-
            izler taşırlar. Ayrıca kız ve erkek evlatlara ayrı renk-  ler onlardır. Her hikâyede karşımıza çıkan Dedem
            lerde de olsa ayrı çadırların kurulması sosyal içinde   Korkut ise burada Boğaç Han’ın adını vermiş ve
            cinsiyet ayrımının olmadığını kanıtlar niteliktedir.   boyu duasını ederek sonlandırmıştır.
               Dirse  Han  Oğlu  Boğaç  Han  Boyu’ndaki  şa-     Boyda, olağan olaylarla okuyucu metnin gerçek-
            hıs  kadrosu  diğer  boylara  kıyasla  daha  kısıtlıdır.   liğine ikna olurken bir  yandan da olağanüstü du-
            Neredeyse  bütün  hikâyelerde  var  olan  Bayındır   rumlarla kurgunun dikkat çekici yönü kuvvetlendi-
            Han  karakteri  hiyerarşide  en  üstte  bulunan  kişi-  rilmiştir. Boğaç Han’ın bir boğayla dövüşmesi ya da
            dir. Senede bir toy düzenleyerek beylerini bir ara-  yaralandığı anda Hızır’ın gelip onu kurtarması oku-
            ya getirir. Aktif olarak savaşlara katılmaz. İki kah-  yucuyu şaşırtırken, dedikoduyla karakterlerin arala-
            ramandan biri olan Dirse Han önemli bir beydir.   rının açılması onları gerçek hayata geri döndürür.
            Hikâyenin başlangıcında Tanrı’nın onu cezalandır-  Kahramanımız Boğaç Han’ın ise bu olaylar saye-
            dığı düşünülür ve Han’a acınır. Ancak daha sonra   sinde karizmasının arttığı görülür. Boğayla dövüşüp
            yaptığı iyiliklerin karşılığını alır ve çocuk sahibi olur.   onu yenmenin  her  yiğide kısmet olmayacağı gibi,
            Böylece saygınlığını da geri kazanır. Ancak üçün-  Hızır gibi ilahi güçlerin sadece çok önemli insanlara
            cü  kişilere  olan  itimadı  sebebiyle  oğlunu  gözden   yardıma geldiği inancı Boğaç Han karakterine olan
            çıkardığında Dirse Han tekrar acınan bir karakter   bağlılığı kuvvetlendirir. Ayrıca babasına kindar dav-
            oluverir. Bir diğer önemli karakter Dirse Han’ın ha-  ranmaması ve ona olan sadakati bir evlat olarak da
            nımıdır. Bu hanım da önemli bir bey kızıdır. Dede   ne kadar mükemmel olduğunu gösterir.
            Korkut’un bütününde rastladığımız olgun, anlayışlı,   Metnin hedef kitlesinin, anlatım şekli sebebiyle
            dürüst, hatta mükemmel diyebileceğimiz Türk ka- daha çok erkeklerin olduğu bir ortam olduğu anla-
            dınlarından biridir. Ana karakterlerden Boğaç Han  şılıyor. Dede Korkut’un soylarında “Hanım Hey!”
            da  yine  bizi  şaşırtmayacak  şekilde  kahramanlığın  seslenişini kullanması hanların bir arada oturduğu
            bütün  özelliklerine  sahiptir.  Güçlü,  çevik  erdem-  bir  yeri  canlandırmamıza  sebep  oluyor.  Hikâyeyi
            li ve hünerlidir. Hikâye ilerledikçe de yaptıklarıyla  okurken onun anlatıldığı ortamda bir otağın içinde
            bu özelliklerini sağlamlaştırır. Bu kadro içinde çok  obanın beyleri ile elinde kopuzu olan bir anlatıcıyı
            küçük bir yerde geçmiş ama olaya yeni bir yön kat-  hayal etmek zor değildir. Öte yandan metni yazıya
            mış önemli bir karakter ise Hızır’dır. Boğaç Han’a  döken bir aracının olduğunu da unutmamak gere-
            yaralı bir haldeyken görünmüş ve üç kez yarasını  kir.  Bu  durumda  yazıya  dökenin  hedef  kitlesi  de
            sıvazlayarak  onu  ölümden  kurtarmıştır.  Burada  düşünülmelidir.  Destanın XIV.-XV. yüzyıl dolayla-
            Hızır  karakteri,  iyi  bir  kurgu  için  çok  önemlidir.  rında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Esasen
            Kahramanın başına olabilecek en kötü şey gelmiş-  yazılı  kültür  geleneği  olmayan  Türklerin  bu  eseri
            tir,  ölümle  burun  burunadır.  Hızır  neredeyse  her  yazıya geçmiş olması, başka bir kültürden etkilen-
            şey bitecekken yetişip hikâyeye can katmıştır. Hızır  diğini gösterebilir. Yazılı kaynaklarla siyasi otorite-
            tipi Türk destanlarında sıkça kullanılan, kahramana  nin kuvvetlendirildiğini düşünürsek, destanı yazıya
            kılavuzluk eden yardımcı ve ilahî güçtür. Bu konuda  geçirenin hedef kitlesi devletin gelecek nesilleridir.
            yine eski Türk destan tipinin varlığını sürdürdüğü-  Sonuç olarak Dirse Han Oğlu Boğaç Han Boyu,
            nü görmekteyiz. İslamiyet’ten önce kahramana en   Türkistan  coğrafyasında  hayat  bulmuş  ve  diğer
            kötü anında gelip destek olan kılavuz bozkurt iken,
                                                              Dede  Korkut  boyları  gibi  İslam  öncesi  ve  İslami


   8 8
   3   4   5   6   7   8   9   10