Page 26 - Yürüyüş Dergisi 47. Sayısı...
P. 26

ECE TEMELKURAN'IN                  Biraz naif, biraz kırılgan ama her zaman sevecen ve
                           14.10.2005 TARiHiNDE BİRGÜN          sıradan olmak için Fuat mı olmak lazım? Hasan’a mı
                           GAZETESİNDE ÇIKAN FUAT               benzemek lazım?
                           ERDOĞAN'I ANLATTIĞI  “FUAT             ... Son yıllarını tutuklu yakınlarının sorunlarının çö-
                           ERDOĞAN’I ÖLDÜRMEK NE                zümüne, cezaevlerinde yaşanan insanlıkdışı uygulamalara
                           MÜMKÜN!” ADLI  YAZIDAN  BiR          karşı hukuki mücadeleye adadın. Bunun bir karşılığı
                           BÖLÜM YAYINLIYORUZ:                  olacaktı elbet. Seni katlederek verdiler bunun karşılığını.
                 (...)                                          Hem de İstanbul’un orta yerinde bir kafede arkadaşlarınla
                                                                otururken öldürdüler seni. Polis her zamanki açıklamasını
                 "1980’lerin ikinci yarısının henüz başlarında tanış-
               mıştık. Arkadaşlığımızın ayrı bir özelliği bulunuyordu,  yaptı olaydan sonra. “Teslim olun” demişler, siz karşılık
               hepimiz bunun farkındaydık. Hangi sol gelenekten gel-  vermişsiniz, ateş açmışsınız polisin üstüne. Siz onların
               diğimizi, gönlümüzde yatan aslanı bile açık etmiyorduk,  üstüne, onlar havaya ateş açmış! Nasıl olmuşsa yalnızca
               konusu bile edilmiyordu aramızda. Tartışılacak o kadar  üçünüz ölmüşsünüz! Çocuklar bile güler bu açıklamaya.
               az şey vardı ki işin doğrusu. Hepsini toplasan herhangi  Seninle birlikte Elmas Yalçın ve İsmet Erdoğan da öldü-
               birimizin diğerini kırması için küçücük bir neden bile  rüldü. Yalçın, Bem-Sen Genel Başkanı’ydı, Erdoğan bir
               sayılmazdı. Bizi birleştiren, birarada tutan, birbirimize  mühendis. Hani, farklı derdi olan üç insan Beşiktaş’ta
               daha da sokulmamızı sağlayan yenilgimizdi. Hiçbirimiz  bir kafede buluşur mu? Akıl var, izan var.
               kendimizi yenilginin dışında tutmayacak ama içimizdeki  Polisin bütün bu açıklamalarına karşın, yaşananın
               umudu da karartmayacak bir olgunluktaydık. Ama senin
                                                                düpedüz yargısız infaz olduğu kanısı uyandı kamuoyunda.
               hepimizden daha farklı bir halin vardı. Devrim sözcüğü  Zaten seninle ilgili otopsi raporunda, yere yatırılıp ensene
               ne zaman geçse, gözlerin farklı bir ışıldardı. İkiniz de
                                                                sıkılan tek kurşunla öldürüldüğün yazılıydı. Seni katle-
               kendinize özgüydünüz elbet. İkiniz de hepimizden daha
                                                                denler yargılandıkları davadan beraat ettiler. Bunu neye
               çocuk, daha hayat dolu…
                                                                yormak lazım? Sen olsan neye yorardın? Bir muziplik
                 ...Bu kadar saf, temiz ve içten solcu olana bir daha
                                                                yapayım mı senin gibi? Demek seni öldürmeyi başara-
               rast gelmedim desem, seni abartmış olmam, olsa olsa
                                                                madılar, bu yüzden beraat etmiş olmalılar. Fuat Erdoğan’ı
      Sayı: 47  geride kalanlara bir vicdan muhasebesi yüklemiş olurum.
                                                                öldürmek ne mümkün!"
      Yürüyüş
                BİR MÜVEKKİLİ, BİR YOLDAŞI                 Kefen Giyeriz... Tek Tip Elbise Giymeyiz!
      31 Aralık
      2017
                ŞÖYLE ANLATIYORDU                             Ankara TAYAD'lı Aileler 23
                FUAT ERDOĞAN'I:                            Aralık'ta Sakarya Caddesi'nde,
                                                           üzerinde "Suçlu Değil Devrim-
                "Onu tanıdığımda bir avukat olduğunu
                hiç düşünmemiştim. Avukat dediğimde        ciyiz, Tek Tip Elbise Giymeye-
                                                           ceğiz!" yazılı döviz açarak eylem
                bürokrat bir dil, bürokrat bir görüntü
                gelirdi aklıma. Konuşma tarzları, giyinişleri,  yaptı. Eylemde de TTE'ye karşı
                                                           sloganlar atılırken AKP'nin katil
                yaşayışlarıyla tanıdığım kimi avukatlar
                                                           polisleri TAYAD'lıların pankartına saldırdı. Saldırıda
                bana bu izlenimi vermişti ve onları bir
                                                           gözaltı olmadı.
                türlü biz kavramının içine yerleştiremi-
                yordum. Tepeden bakışları, bizimle mu-
                hatap olmamaları rahatsız ederdi beni.     Suçlu Değil Devrimciyiz
                Fuat Kurtuluş’a ilk geldiğinde kendisine   Tek Tip Elbise Giymeyeceğiz!
                biraz büyük gelen takım elbisesinin içinde
                                                             TAYAD'lı Aileler, son çıkan KHK ile ilgili ve Tek Tip Elbi-
                emanet gibi dururdu. Bir çift düğmeye      se'nin (TTE) dayatılmasına ilişkin 24 Aralık'ta yazılı açıklama
                benzeyen gözleri hiç yerinde durmuyor,     yayınlayarak şu sözlere yer verdi;
                dudaklarındaki gülümsemeye eşlik ederek    "1984'te Tek Tip Elbise'ye karşı verilen mücadelede zaferi 4
                odayı, onun içindekileri, eşyaları tanımaya  şehidimizle kazandık. Zaferimizin adı APO, FATİH, HASAN,
                çalışıyor, bakışları habire yer değiştiri-  HAYDAR o gün tek tip elbiseyi dayatanlar bugün lanetle
                yordu. Yüzündeki derinleşmiş çizgileriyle  anılıyorlar. AKP bugün çıkardığı KHK ile hapishanelerde
                yıllardır toprakta çalışmış bir köy emek-  TTE uygulamasına başlanacağını açıkladı. Biz zaferi 84, 96
                                                           ve 2000-2007 büyük direnişimizle kazandık.  ABD projesi
                çisine benzeyen bu insana avukat demek
                                                           TTE uygulamasını hayata geçirmeye taşeronu AKP’nin gücü
                için bin şahit gerekirdi." (Zeynep Arıkan,
                                                           yetmez. ABD emperyalizmini de, taşeronu AKP iktidarını da
                2000-2007 Ölüm Orucu Şehidi)
                                                           tarihin çöplüğüne gömeceğiz.


       26
                     BİZ, O DAĞLARDAN GELİP KESECEĞİZ GIRTLAĞINIZI!
   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31