Page 28 - Yürüyüş Dergisi 47. Sayısı...
P. 28
AKP'nin mevcut algısıyla düşündüğü- olacak. Örneğin Haziran Ayaklanması mimarı, mucidi cuntacılar değildi. Onlar
müzde son derece belirsizdir. Çünkü gibi halk hareketleri ortaya çıktığında da bu politikayı Nazi toplama kampla-
AKP'ye göre darbe girişimi henüz bas- bu "silahlı siviller" devreye girecek, rındaki uygulamalardan öğrenmişlerdi.
tırılmadı, bastırılmaya çalışılıyor. Ne linçler ve kitlesel katliamlar dahil her Yani Hitler faşizminden miras almışlardı.
zaman bastırılacağı da meçhul! (Bunun türlü suçu işleyecek. Bu "sivil"ler eskaza Şimdi bu miras tarihsel ve mantıksal
somut bir ölçütü yok. Tek ölçüt AKP'nin yargılansalar bile bu suçlar KHK'da yer silsileye uygun olarak AKP tarafından
keyfi. AKP'nin canı ne zaman isterse verilen "terör eylemlerinin bastırılması" sahiplenilmiştir.
darbe o zaman bastırılmış sayılacak.) kapsamında değerlendirileceğinden ce- Türkiye'nin yakın siyasi tarihini bi-
Zaten KHK'lar da bunun için çıkarılıyor... zalandırılamayacaklar. lenler bu politikanın amacının ve tutsaklar
O halde ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor: İlk bakışta bu zorlama bir yorum, cephesindeki karşılığının ne olduğunu,
Darbe girişimi henüz bastırılmadığı, bir "komplo teorisi" gibi görülebilir nasıl sonuçlandığını bilirler. Bilmeyenler
bastırılmaya devam ettiği için bu süreçte, ancak öyle değildir. Ülkemizdeki faşizm için kısaca hatırlatalım. Bu politikanın
bu amaçla yapılacak hiçbir fiil -suç gerçeği, AKP'nin içinde bulunduğu yö- asıl olarak bir tek gerçek amacı vardı:
oluştursa bile- yargılama konusu olma- netememe krizinin derinleşmesi ve bu Devrimci tutsakları teslim almak. TTE
yacak. nedenle OHAL'i sürdürmekteki ısrarı, bunun aracıydı. Hesapları 12 Eylül ön-
KHK'da ilk bakışta dikkati çekmeyen kendini hiçbir hukuk kuralı ile sınırla- cesinde yükselen halkın mücadelesine
bir ayrıntı daha var. Yalnızca 15 Tem- mama ve halka karşı suç işleme konu- öncülük eden devrimci tutsaklara TTE
muz'da gerçekleşen darbe girişiminin sundaki pervasızlığı düşünüldüğünde giydirilip halkın karşısına bu şekilde
ve bunun devamı niteliğindeki eylemlerin bunların hiç de "komplo teorisi" veya çıkarmaktı. Böylece halka da "bakın
bastırılmasından bahsedilmiyor KHK'da, AKP'nin iddia ettiği gibi "kötü niyet" işte öncüleriniz, devrimciler de teslim
"terör eylemlerinden" de bahsediliyor. sonucu olmadığı açıktır. Halkımızın de- oldu" masajı verilecekti. Devrimci tut-
"...darbe teşebbüsü ve terör eylemleri yimiyle görünen köy klavuz istemez... saklar bu politikaya direndiler. 1984 yı-
ile bunların devamı niteliğindeki ey- KHK'larla getirilen bir diğer düzen- lında TTE saldırısına karşı gerçekleştirilen
lemlerin bastırılması kapsamında..." de- leme ise 12 Eylül'cü generallerin mimarı ölüm orucu direnişinde 4 devrimci tutsak
nilerek bu açıkça belirtilmiş. Yani darbe olduğu Tek Tip Elbise (TTE) saldırısıdır. şehit düştü. Sonuçta oligarşi TTE da-
girişimiyle ilgisi olmayan "terör eylem- Aylardır gündemde olan, bu konuda bir yatmasından vaz geçmek zorunda kaldı.
Sayı: 47
leri" de kapsama alınmış. çalışma yapıldığı aylar öncesinden bilinen Ülkemizde 12 Eylül askeri faşist
Yürüyüş TTE saldırısı da ABD'deki Sarraf Davası,
Peki, bu düzenlemeler ne anlama darbesinin ardından cunta hükümetinin
31 Aralık Kudüs'ün İsrail'in başkenti ilan edilme-
geliyor? Anlamı şu; "terör eylemleri" ilk olarak gündeme getirdiği ve 1984
2017
siyle yeniden alevlenen Filistin sorunu
olarak görülen halkın hak ve özgürlük yılında 4 devrimci tutsağın canı pahasına
gibi yoğun gündemler arasında birdenbire
mücadelesi "sivil" çeteler tarafından püskürtülen TTE saldırısının 12 Eylül'ün
karşımıza çıktı son KHK'larla.
bastırılacak; sokaklarda, meydanlarda çocuğu AKP faşizmi tarafından yeniden
linçlerin, katliamların önü açılacak... 696 sayılı KHK'da yer alan ilgili gündeme getirilmesindeki amaç da ay-
Çünkü "terör eylemleri" ile neyi kastet- düzenleme şu şekilde: nıdır. Sonucun da aynı olacağı açıktır.
tikleri son derece açık... Madde 103: 5275 sayılı Kanuna aşa- Peki, AKP'nin 12 Eylül’cü general-
AKP'nin uzun süredir kendi sivil ğıdaki ek madde eklenmiştir. lerden miras aldığı TTE uygulamasının
faşist çetelerini oluşturduğu, muhalif- “EK MADDE 1- (1) 3713 sayılı hukuki boyutu nedir? Hukuki bir daya-
lerine karşı kullanmak üzere bunları si- Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle nağı var mıdır?
lahlandırdığı biliniyor. SADAT, Osmanlı tutuklu veya hükümlü bulunanlar, du- İlk olarak Naziler'in toplama kamp-
Ocakları, HÖH (Halk Özel Harekat) ruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz ku- larında uygulanmaya başlanan, asıl
gibi oluşumlar AKP'nin başta devrimciler rumu dışına çıkarılmaları durumunda, olarak ABD'nin Guantanamo Hapisha-
olmak üzere tüm muhaliflerine, halka ceza infaz kurumu idaresince verilen nesi'ndeki uygulanmasıyla tüm dünyada
karşı kullanmak üzere silahlandırıp eğit- giysileri giymek zorundadır. 5237 sayılı bilinir hale gelen Tek Tip Elbise uygu-
tiği sivil faşist çetelerden bazıları. Hatta Türk Ceza Kanununun 309 ile 312. lamasının hukuki bir dayanağı da yoktur.
bazı Avrupa ülkelerinde de AKP tara- maddelerinde düzenlenen suçlardan tu- Açıkça hukuka aykırıdır. Öncelikle Av-
fından oluşturulan ve desteklenen bu tuklu ve hükümlü olanlar badem kurusu; rupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin
tür çeteler olduğu biliniyor. Geçtiğimiz bu maddede belirtilen diğer suçlardan (AİHS) 6/2 maddesi ve Anayasa'nın m.
haftalarda Almanya'da yapılan bir ope- tutuklu ve hükümlü olanlar ise gri ren- 38/4 maddesindeki "Masumiyet Kari-
rasyonla gündeme gelen Almanyalı Os- ginde, göğüs ve pantolon bölümü bitişik nesi"ne aykırıdır. Bu maddelere göre
manlılar oluşumu bunlardan biri. İşte (tulum) giysiler giyer..." "Suçluluğu, mahkemece kararlaştırıl-
söz konusu kanun hükmünde kararna- TTE uygulamasının asıl hedefinin madıkça herkes 'masum' sayılır." TTE
melerle getirilen bu düzenlemeler HÖH, devrimci tutsaklar olduğunu ve ülke- uygulaması ise tutuklu olan, yargılaması
Osmanlı Ocakları gibi "sivil"ler tara- mizdeki ilk mimarlarının 12 Eylül'ün dahi başlamamış kişilerin daha baştan
fından AKP muhaliflerine karşı işlenen cuntacı generalleri olduğunu ifade et- damgalanması, halk karşısında "suçlu"
ve işlenecek suçlara karşı koruma kalkanı miştik. Elbette bu politikanın asıl oldukları izleniminin doğması anlamına
2 28
BİZ, O DAĞLARDAN GELİP KESECEĞİZ GIRTLAĞINIZI!