Page 18 - Yürüyüş Dergisi 40. Sayısı...
P. 18
"12 Eylül döne- kelepçelenenler, tutuklananlardır." (Dev- mahkemelerinde ilericiler, yurtseverler
minde ülkemiz baskı rimci Mücadelede Avukatlar Broşürü, ve devrimciler hakkında en ağır ceza is-
ve terörün egemen ol- Mücadele Yayınları, 1991, Syf. 10-11) temleriyle davalar açıldı. Sorgusuz sualsiz
duğu bir karanlığa gö- topluca cezalara çarptırıldılar.
İşte bu son grupta yer alan az sayı-
mülürken, hukuk
daki avukatlar yani "yaptıkları savun- Faşist generallerin hüküm sürdüğü
ayaklar altına alınır-
malardan ötürü her türlü baskı ve iş- bu dönemde, yüzbinlerce insan hakkında
ken, en büyük hukuk-
kencelerle karşılaşan, cezalandırılan"lar, davalar açıldığı için avukatlık kurumu
çu kitlesini oluşturan avukatlarımızın
siyasi avukatlar olarak tarif ettiğimiz, önemli bir ihtiyaç haline gelmişti. Ancak
tavrına damga vuran ise, sağlanan "hu-
eksik gedik de olsa aydın kimliğine "devrimci" veya demokrat avukatların
zur" ve "güven" ortamında rahat bir
sahip olan avukatlardır. bu ihtiyaca olması gerektiği gibi cevap
"hukuk ticareti" faaliyetini sürdürme- verebildiğini söylemek çok güçtü.
leridir. Özetlersek, ülkemiz hukukçu- "Hukukçu onurunu korumanın bi-
larının çok büyük bir bölümü, "huzur" linciyle hareket eden, her türlü anti- İşte bu davlardan biri de 1243 "sa-
ve "güven" uğruna, halkın baskı ve demokratik yasa ve uygulamalara karşı nık"lı Devrimci Sol Ana Davası'ydı.
sömürü altında ezilmesine, işkence ve mücadele eden bu kişiler, gerek örgüt- Bu dava, önceki bölümlerde niteliğini
katliamlara, hukukun katline ya destek süzlükleri ve gerekse toplumsal mu- ortaya koyduğumuz siyasi davaların
olmuşlar ya da sessiz kalmışlardır. halefetin düşük düzeyi nedeniyle hep en ileri örneklerinden biriydi. Bu davada
ezilmek istenmiş, cezalandırılmışlardır." da yargılayan ve yargılananlar yer de-
Hukukçularımızın çok az bir kısmı
(Age, Syf. 11) ğiştirmiş, teorik olarak yargılanan ko-
tüm bu uygulamalar karşısında sessiz
numundaki ve "sanık" sıfatına sahip
kalmamış, seslerini yükseltmişlerdir,
Devrimci Sol Ana Davası ve devrimciler gerçekte yargılanan değil
istisnai ve örgütsüz olan bu tavırlar da yargılayan olmuş, emperyalizmi ve fa-
acımasızca cezalandırılmıştır. Bunlar; Yeni Bir Avukatlık
şizmi bütün suçlarını ortaya koyarak
yaptıkları savunmalardan ötürü her
Geleneğinin Doğuşu yargılamışlar ve tarihe "Haklıyız Ka-
türlü baskı ve işkencelerle karşılaşan,
12 Eylül 1980'de gerçekleşen Ame- zanacağız" başlığıyla kitaplaştırılan,
cezalandırılan, özellikle sıkıyönetim
rikancı askeri faşist darbenin ardından külliyat niteliğinde bir savunma örneği
mahkemelerindeki tavırlarından ötürü
kurulan, yasa ve hukuk tanımayan cunta bırakmışlardı.
Sayı: 40
Yürüyüş
SARICA ARILARLA bir görelim hele, o tatlıların tatlısını,
12 Kasım
o kutu kutuları hangimiz yapabilirmişiz?»
BAL ARILARI
2017
Sarıca arılar yanaşmadı bu teklife, herhalde bu,
"İşçi işinden belli olur* anlamadıkları bir iş olmalı. Eşek arısı da karşı
Sahipsiz, ortada kalmış bir petek tarafa verdi balı.
vardı. Keşke hep böyle görülse davalar.
Sarıca arılar : «Bu bize ait» dedi. Türklerin bu işte tecrübesi var.
Bal arıları itiraz etti. Yani kara kaplı kitap bırakılıp
«Sen karar ver,» denildi, eşek arısına gidilerek. halkın aklı bize mihenk olsaydı eğer,
Davayı halletmek kolay değildi pek...
«Bugün git, yarın gel,» deyip uzatılmazdı işler,
Dinlenen tanıklara göre: Girip çıkmıştı bazı hay-
ortada fır dönmezdi para.
vanlar bu peteklere, kanatları vızıltılı, renkleri sarı, İstiridyenin içini yargıçlar yeyip
yani, belki de bal arıları...
kabukları kalmazdı davacılara.
Fakat sarıcalar da olabilir,
Nazım Hikmet
çünkü onlar da aynı biçimdedir.
Eşek arısı şaşırdı. Hakkı da var. KISSADAN HİSSE:
Yeni tanıklar dinlendi. Egemenler, emperyalizm ve işbirlikçisi oligarşi
İncelemeler, araştırmalar, hukuku da kendi sınıf çıkarlarına göre düzenle-
fakat iş aydınlanmadı gitti. Nihayet söz alıp dedi mişlerdir. Düzenin adaletinde, mahkemelerinde
ki bir bal arısı : halk adaleti bulamaz. Bu saddece siyasi davalar
«— Çok rica ederim, bu dava için değil adli davalar için de geçerlidir. Basit bir
altı aydır sürüyor
boşanma davası bile mahkemelerde tarafların
ve başlanılan yerdeyiz hâlâ.
kavga edip çıktıkları, yıllar süren, sinirleri bozan
Halbuki petekte bal çürüyor. bir dava haline gelir. Oysa halk, her sorununu
Yargıcın da artık işi çabuklaması lazım.
kendisi çözer. Adalet sorununu da en iyi halk
Zaten yetişmez mi zıkkımlandığı?
çözer. Halk kendi adaletini hem de en hassas
Hem boşuna uzatılıyor mesele. şekilde uygular. Çünkü halkın adaletinde halkın
Sarıcalar da çalışsın biz de çalışalım,
çıkarları ve ihtiyaçları gözetilir.
1 18
HALKIZ BİZ