Page 49 - Materyalizmin Sonu
P. 49

EÛer insan bu gerekler Ÿzerinde dŸßŸnmezse, dŸnyanÝn baßÝboß ve sahipsiz bir
             biimde ißlediÛini sanmaya baßlar. ÜnsanlarÝn tesadŸfen bu dŸnyaya geldiklerini, tesa-
             dŸflerle yaßayÝp yine tesadŸflerle šldŸklerini zanneder. Bu bilinsizlik iinde kÝsa sŸre
             iinde Allah'Ýn varlÝÛÝnÝ dahi inkar edecek hale gelir. "EÛer evren tesadŸflerle ißliyorsa,
             ilk ortaya ÝkÝßÝ da tesadŸfen olmuß" diye dŸßŸnŸr. EÛer bir de ateizmi bir inan hali-
             ne getirmiß olan bir ka bilimadamÝnÝn, šzellikle de ateßli bir Darwinist'in sšzlerini de
             bir yerden šÛrenirse, iine dŸßtŸÛŸ cahilce durumu bŸyŸk bir akÝlÝlÝk sanmaya baßlar.
                 Bunun nasÝl bir cahillik ve akÝlsÝzlÝk olduÛunu aÝklayabilmek iin bir šrneÛe baß-
             vurabiliriz. Bir ev akvaryumu dŸßŸnŸn. Diyelim ki bu akvaryumda bir dŸzine kŸŸk
             balÝk yaßar ve akyarvumun sahibi de onlarÝ šzenle besleyip bŸyŸtŸr. Akvaryumun sa-
             hibi her gŸn dŸzenli olarak onlara yemlerini verir, suyu belirli bir ÝsÝda tutar, suyun
             havalanmasÝ ve filtrelenmesi iin motorlu bir pompa alÝßtÝrÝr. HastalÝklara karßÝ suya
             antiseptik ilalar atar. DahasÝ, akvaryumun balÝklarÝn doÛal ortamÝna benzemesi iin
             kumlarla, kayalarla ve deniz bitkileriyle sŸsler.
                 Kußkusuz bšyle bir durumda balÝklarÝn yaßamasÝnÝ saÛlayan kißi, akvaryumun sa-
             hibidir. ‚ŸnkŸ akvaryumdaki hayat onun mŸdahale ve dŸzenlemeleri ile sŸrmektedir.
             EÛer bu sistemi bir kez baßÝboß bÝrakÝrsa, balÝklar alÝktan, havasÝzlÝktan, soÛuktan ya
             da eßitli hastalÝklardan šleceklerdir. Yani balÝklarÝn iinde yaßadÝklarÝ dŸnya "baßÝboß"
             deÛildir.
                 Oysa balÝklar bunu anlayamazlar, ŸnkŸ bunu anlamak iin gerekli olan akla sa-
             hip deÛildirler. Her gŸn, iinde yŸzdŸkleri suyun yŸzeyinde dŸzenli olarak yemlerinin
             belirdiÛini gšrŸrler ve bunlarÝ yerler. Ama hibiri bu yemlerin nasÝl olup da suyun Ÿs-
             tŸnde olußtuÛunu dŸßŸnmez. Bu noktadan yola Ýkarak gerekte kendilerini besleyen
             bir sahipleri olduÛunu farketmez. ‚ŸnkŸ balÝklar birer hayvandÝrlar ve hayvanlarÝn bu
             tŸr bir muhakeme yetenekleri yoktur. OlaylarÝn nasÝl ve neden šyle olduklarÝnÝ dŸßŸ-
             nŸp, sonra da YaratÝcÝ'yÝ kavrayacak bir akla sahip deÛildirler.
                 Üßte Allah'Ý inkar ederek yaßayan insanlarÝn durumu da, akvaryumdaki balÝklara
             benzer. Onlar da iinde yaßadÝklarÝ dŸnyanÝn ve sahip olduklarÝ bedenin nasÝl ve ne-
             den var olduÛunu dŸßŸnmezler. Sadece yer, ier ve gezerler ama "bunlarÝ kimin saye-
             sinde yapabiliyoruz" diye hi dŸßŸnmezler. Nitekim bu akÝlsÝzlÝklarÝ nedeniyle Kuran
             onlarÝn hayvanlarla aynÝ boyutta olduklarÝnÝ haber vermektedir. Onlar akletmezler,
             sadece "metalanÝrlar ve hayvanlarÝn yemesi gibi yerler". (Muhammed, 12)
                 Bu boyuttan kurtulmanÝn yolu ise, Kuran'Ýn Ýsrarla vurguladÝÛÝ gibi, akletmek,
             Allah'Ýn delilleri Ÿzerinde dŸßŸnmektir. Ülerleyen sayfalarda bunu yapacak ve Kuran'Ýn
             insanlarÝ Ÿzerinde dŸßŸnmeye davet ettiÛi bazÝ delilleri inceleyeceÛiz.


                                                            45
            HARUN YAHYA
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54