Page 333 - Risale-i Nur - Şualar
P. 333

ONÜÇÜNCÜ  ŞUÂ                                                                                                                   335


               Kardeşlerim! Madem bir kısmın mahiyetleri bu tarzdır; onlara, o
           kısma teslim olmak, bir nevi intihardır; İslâmiyetten pişman olmaktır,
           belki Dinden insilah etmektir. Çünki o derece ilhadda taassub etmiş ki;
           bizim  gibilerden  yalnız  teslimiyetle  ve  tasannu'  ile  razı  olmuyorlar.
           "Kalbini ve Vicdanını bırak, yalnız dünyaya çalış" derler. İşte bu vaziyete
           karşı İnayet-i Rabbaniyeye dayanıp Metanet ve Sabır ve Tevekkül ederek
           dört sandık Risale-i Nur Eczaları o merkeze yetişip, kuvvetli Hakikatlar ile
           galebe  çalmasına  Dua  etmekten  başka  çare  yoktur.  Biz  birbirimizden
           çekinmekle ve gücenmekle ve Risale-i Nur'dan çekilmekle ve onlara teslim
           ve hattâ iltihak etmekle faide vermediği şimdiye kadar tecrübe edildi. Hem
           hiç merak etmeyiniz. O vekilin o farfaralı telaşı, za'fına ve tam korku-
           suna delalet eder. Tecavüze değil, belki tedafüe mecburiyeti bildiriyor.

                                           * * *

               Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

               Homa'lı Kardeşlerimizden Ali namında bir Şakird, Hâfız Ali'nin vefatı
           günlerinde vefat ettiğini Sami Bey bana söylediği gibi, Homa'lı Kahraman-
           lardan Mehmed Ali dahi bana yazdı, Ben de o Ali'yi o büyük Şehid Ali'ye
           çok Dualarda arkadaş yaptım.

               Bu  yakında,  bizimle  alâkadar  bir  hanım,  üç  Kardeşimizin  öldüğünü
           görmüştü. Tabiri: Bu iki Ali ve Risale-i Nur'a hapiste tabi olmak isteyen
           asılan  Mustafa,  umumumuzun  bedeline  Âhirete  gittiler  ve  Selâmetimizin
           hesabına feda oldular demektir.

                                           * * *

                                               ِ ِ
                                       ٌ هناحبسٌهمسا ِ ٌ ب
                                       ه َ َ ْ ه  ْ
               Aziz,  Sıddık,  Sarsılmaz  ve  Tevekkülün  Mahiyetini  ve  Kıymetini
           Anlayan Kardeşlerim!

               Yirmi seneden beri hiçbir gazeteyi ne okumak ve ne sormak merakım
           olmadığı halde, pek çok teessüf ile, yalnız bir kısım zaîf Kardeşlerimizin
           hatırları  için  bugün  bir  gazetenin  bir  bahsini  gördüm.  Bundan  bildim  ki;
           perde altında ve üstünde ehemmiyetli cereyanlar rol oynuyorlar. Meydanda
           biz göründüğümüzden, bizler o cereyanlarla alâkadar tevehhüm ediliyoruz.
                    ِ
           ٌ للّا ٌ َ ٌ ءآَش ٌنا, Risale-i Nur'un dört sandık kuvvetli cerhedilmez Risaleleri ve
                   ْ َ
           ه ٰ
           pek kat'î müdafaa defterleri,
   328   329   330   331   332   333   334   335   336   337   338