Page 328 - Risale-i Nur - Şualar
P. 328

330                                                                                                                                    ŞUÂLAR



                                                 ِ ِ
                                                       ِ
                                        هناحب  ٌ سٌهمساب
                                         َ َ ْ
                                               ه
                                                    ْ

              Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

              Ben merhum Hâfız Ali'yi unutamıyorum. Onun acısı beni çok sarsıyor.
          Eski  zamanlarda  bazan  böyle  fedakâr  Zâtlar,  kendi  dostu  yerine
          ölüyorlardı.. Zannederim, O Merhum benim yerimde gitti. Onun fevkalâde
          Hizmetini  eğer  sizler  gibi  o  sistemde  Zâtlar  yapmasa  idi;  Kur'ana,
          İslâmiyete büyük bir zayiat olurdu. Ben, Onun vârisleri olan sizleri tahattur
          ettikçe  o  acı  gidiyor,  bir  İnşirah  geliyor.  Medar-ı  hayrettir  ki;  ben  şimdi
          Onun manevî, belki maddî hayatıyla Âlem-i Berzaha gitmesi cihetiyle, o
          Âleme gitmek için bende bir iştiyak zuhur etti ve Ruhuma başka bir perde
          açıldı.  Nasılki  buradan  Isparta'daki  Kardeşlerimize  Selâm  gönderip
          muarefe,  muhabere  ile  sohbet  ediyoruz;  aynen  öyle  de:  Hâfız  Ali'nin
          tavattun ettiği Âlem-i Berzah; nazarımda Isparta, Kastamonu gibi  olmuş.
          Hattâ  bu  gece,  mesmuatıma  göre  buradan  birisi  oraya  gönderilmiş.  On
          defadan  ziyade  teessüf  ettim.  Ne  için  Hâfız  Ali'ye  onunla  Selâm
          göndermedim.  Sonra  ihtar  edildi  ki:  Selâm  göndermek  için  vasıtalara
          ihtiyaç  yok;  kuvvetli  rabıtası  telefon  gibidir,  hem  o  gelir  alır.  O  büyük
          Şehid, Denizli'yi bana sevdiriyor, daha buradan gitmek istemiyorum. O ve
          Mehmed  Zühdü  ve  Hâfız  Mehmed,  hayatlarında  gördükleri  Vazife-i
          İmaniye  ve  Nuriyeye  devam  ediyorlar.  Onlar  pek  yakından  temaşa
          ediyorlar,  belki  de  yardım  ediyorlar.  Evliya-yı  Azîmenin  dairesinde
          kıymetli  hizmet  noktasında  mevki  almalarından,  ben  de  o  ikisinin  Hâfız
          Mehmed'le  beraber  İsimlerini  silsilemde  Aktabların  İsimleri  yanında
          yâdedib hediyelerimi bağışlıyorum.

                                          * * *

              Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

              Sizdeki  İhlas  ve  Sadakat  ve  Metanet,  şimdiki  ağır  sıkıntılarda
          birbirinizin  kusuruna  bakmamaya  ve  setretmeye  kâfi  bir  sebebdir  ve
          Risale-i  Nur  zinciriyle  kuvvetli  Uhuvvet  öyle  bir  Hasenedir  ki,  bin
          seyyieyi  affettirir.  Haşirde  Adalet-i  İlahiye,  Hasenelerin  seyyielere
          racih gelmesiyle affettiğine binaen, siz de Hasenelerin rüchanına göre
          muhabbet    ve    afv    muamelesini    yapmak    lâzımdır.    Yoksa     bir
   323   324   325   326   327   328   329   330   331   332   333