Page 323 - Risale-i Nur - Şualar
P. 323

ONÜÇÜNCÜ  ŞUÂ                                                                                                                   325


               Sizin tahliyeniz bu Hakikata zarar vermez; fakat benim beraetim,
           zarardır. Umum Âlem-i İslâmı alâkadar eden bir Hakikatın hatırı için
           değil  yalnız  dünya  hayatını,  belki  lüzum  olsa  Uhrevî  Hayatımı  ve
           Saadetimi  dahi  Ehl-i  İmanın  Risale-i  Nur  ile  Saadetleri  için  feda
           etmeyi nefsim de kabul ediyor.

                                           * * *

               Burada  başı  yazılmayan  zelzele  hâdisesinin  mâba'di  Hüsrev'in
           Mektubunda:

               Daha  sonra  başka  bir  gazetede,  tamamlayıcı  ve  hayret  verici  şu
           malûmatları gördüm: Zelzeleden evvel kediler, köpekler üçer beşer olarak
           toplanmışlar,  sessiz  olarak,  düşünceli  gibi  alık  alık  birbirine  bakarak  bir
           müddet  beraber  oturmuşlar,  sonra  dağılmışlar.  Gerek  zelzele  olurken  ve
           gerekse olmadan evvel veya olduktan sonra bu hayvanlardan hiçbiri görül-
           memiş; kasabalardan uzaklaşarak kırlara gitmişler. Bir garibi de şudur ki:
           Bu  hayvanlar  isyanımızdan  mütevellid  olan  başımıza  gelecek  felâketleri
           lisan-ı halleriyle haber verdiklerini yazıyorlar da biz anlamıyoruz diyerek
           taaccüb ediyorlar.

               İşte  Bediüzzaman'ın  uzun  senelerden  beri  "Zındıklar  Risale-i  Nur'a
           dokunmasınlar ve Şakirdlerine ilişmesinler. Eğer dokunurlarsa ve ilişirlerse
           yakınında bekleyen felâketler, onları yüz defa pişman edecek." diye Risale-
           i Nur ile haber verdiği yüzler hâdisat içinde işte zelzele eliyle doğruluğunu
           imza ederek gelen dört hakikatlı felâket daha... Cenab-ı Hak bize ve Risale-
           i Nur'a  taarruz  edenlerin Kalblerine İman, başlarına Hakikatı görecek Akıl
                                                                           ِ
           İhsan etsin. Bizi bu zindanlardan, onları da felâketlerden kurtarsın,  ٌمۤا!
                                                                         ي
                                                                         ٌ
                                                                         َ
                                                                         Hüsrev
                                           * * *


               Aziz, Sıddık Kardeşlerim ve Musibet Arkadaşlarım!

               Sizin  içinizde  mübarek  Âlimler  ve  âlicenab  Müdebbirler  ve  hâlis
           fedakâr Şakirdler bulunmasından büyük bir itimad ile size güveniyordum
           ki;  kuvvetli  ve  dessas  ve  kesretli  düşmanlarımıza  karşı  Vahdetinizi  ve
           Tesanüdünüzü  muhafaza  edeceksiniz  diye  istirahat  ederdim,  sizin  ile
           meşgul     olmazdım.    Birkaç    noktayı    beyan    etmek    lüzum    oldu.
   318   319   320   321   322   323   324   325   326   327   328