Page 497 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 497
EMİRDAĞ HAYATI 499
Demek, gizli komite beni sıkıştırmakla bir hâdise çıkarmak istiyor-
dular. Bir ecnebi müdahalesi hesabına, ve Müslümanlar ve vatandaşlar
arasında, bütün bütün kanunsuz ve keyfî bir tarzda, damarıma şiddetle
dokunan ihanetler ve sıkıntılarla tâzibleri, onlara dünyada tam zarardır.
Âhirette Cehennem ve Sakar; ve bize, dünyada mükemmel Sevab ve
Zafer; ve Âhirette, للّا ءا َ ٓش ْ َ ِ ا ن Cennet ve Âb-ı Kevseri kazandırır. Demek
ُ ٰ
bu gizli plânı hey'et-i vekile ve reis hissetmiştiler ki; buralarda umum
me'murlar, hattâ vali ve kaymakam ve zâbıta benimle görüşmekten
kaçıyor, ürküyordular. Ben de hayret ederdim. Fakat, elimizde yalnız Nur
bulunduğunu ve siyaset topuzu bulunmadığını zerre kadar Aklı bulunan-
lar anladılar. Gariptir ki, en ziyade lehime çalışması lâzım olan bazı
vazifedarlar, aleyhimde istimâl ve istihdâm edildi.
Nurcular, çok ihtiyat ve dikkat ve temkinde bulunmaları lâzımdır.
Çünki, mânevî fırtınalar var; bâzı dessas münafıklar her tarafa sokulur.
İstibdad-ı mutlaka dinsizcesine taraftarken, hürriyet fırkasına girer; tâ
onları bozsun ve esrarlarını bilsin, ifna etsin.
Hem Salâhaddinin, Asâ-yı Mûsa'yı Amerika'lıya vermesi münase-
betiyle deriz: "Misyonerler ve Hıristiyan Ruhanîleri, hem Nurcular, çok
dikkat etmeleri elzemdir. Çünki, her halde şimâl cereyanı; İslâm ve İsevî
dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etmek fikriyle, İslâm ve
misyonerlerin ittifaklarını bozmaya çalışacak. Tabaka-i avâma müsaade-
kâr ve Vücub-u Zekât ve hurmet-i riba ile, burjuvaları avâmın yardımına
dâvet etmesi ve zulümden çekmesi cihetinde Müslümanları aldatıp,
onlara bir imtiyaz verip, bir kısmını kendi tarafına çekebilir." Her ne ise,
bu def'a sizin hatırınız için kaidemi bozdum, dünyaya baktım.
Said Nursî
* * *
Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu
fıkra onu tam susturdu; şükrettirdi. Size de faidesi olur diye leffen
takdim edilen bu fıkra, başımın yanında asılı duruyor.
1 - Ey nefsim! Yetmişüç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevk-
lerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.