Page 552 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 552

554                                                                                      BEDİÜZZAMAN   SAİD   NURSİ


          ikiyüzden ziyade o mahpuslar öyle fevkalâde itaatli, dindarane bir Salâh-ı
          Hâl aldılar ki, üç dört adamı öldüren bir adam, tahta bitlerini öldürmekten
          çekiniyordu.  Tam  merhametli,  zararsız,  vatana  nâfi  bir  uzuv  olmaya
          başladı. Hattâ resmî memurlar, bu hale hayretle ve takdirle bakıyordular.
          Hem daha hüküm almadan bir kısım gençler dediler: "Nurcular hapiste
          kalsalar, biz kendimizi mahkûm ettireceğiz ve ceza almaya çalışacağız; tâ
          onlardan Ders alıp onlar gibi olacağız. Onların Dersiyle kendimizi ıslah
          edeceğiz." İşte bu mahiyette bulunan Nur Talebelerini, emniyeti ihlâl ile
          itham edenler, herhalde ve gayet fena bir surette aldanmış veya aldatılmış
          veya  bilerek  veya  bilmiyerek  anarşistlik  hesabına  hükûmeti  iğfal  edip
          bizleri  eziyetlerle  ezmiye  çalışıyorlar.  Biz  bunlara  karşı  deriz:  Madem
          ölüm  öldürülmüyor  ve  kabir  kapanmıyor  ve  dünya  misafirhanesinde
          yolcular  gayet  sür'at  ve  telâşla  kafile  kafile  arkasında,  toprak  arkasına
          girip  kayboluyorlar;  elbette  pek  yakında  birbirimizden  ayrılacağız.  Siz
          zulmünüzün  cezasını  dehşetli  bir  surette  göreceksiniz.  Hiç  olmazsa
          mazlûm Ehl-i Îman hakkında terhis tezkeresi olan ölümün îdam-ı ebedî
          dar ağacına çıkacaksınız. Sizin dünyada tevehhüm-ü ebediyetle aldığınız
          fâni zevkler, bâkî ve elîm elemlere dönecek.

              Maatteessüf  gizli  münafık  düşmanlarımız,  bu  dindar  milletin  yüzer
          milyon Velî makamında olan Şehidlerinin Kahraman Gazilerinin Kanıyla
          ve  Kılıncıyla  kazanılan  ve  muhafaza  edilen  Hakikat-ı  İslâmiyete  bazen
          "Tarikat" namını takıp ve o Güneşin tek bir Şuaı olan Tarikat meşrebini,
          o  Güneşin  aynı  gösterip  hükûmetin  bazı  dikkatsiz  memurlarını  aldatıp
          Hakikat-ı  Kur'aniyeye  ve  Hakaik-ı  Îmaniyeye  tesirli  bir  surette  çalışan
          Nur Talebelerine "Tarikatçı" ve "Siyasî cemiyetçi" namını vererek aley-
          himize  sevketmek  istiyorlar.  Biz  hem  onlara,  hem  onları  aleyhimizde
          dinliyenlere, Denizli Mahkeme-i Âdilesinde dediğimiz gibi deriz :

              "Yüzer milyon başların feda oldukları bir Kudsî Hakikata başı-
          mız dahi feda olsun. Dünyayı başımıza ateş yapsanız, Hakikat-i Kur-
          'aniyeye feda olan başlar, zendekaya teslim-i silah etmiyecek ve Vazi-
                                                       ِ
          fe-i Kudsiyesinden vazgeçmiyecekler  للّا  ءآش  نا!"
                                               ُ  َ ٰ  ْ َ

              İşte ihtiyarlığımın sergüzeştliğinden gelen ağrılara ve me'yusiyetlere,
          Îmandan     ve     Kur'andan     imdada     yetişen    Kudsî    Teselliler    ile
   547   548   549   550   551   552   553   554   555   556   557