Page 219 - Evrimcilerin Yanılgıları
P. 219

M‹LL‹YET GAZETES‹
                               30 Temmuz 1998 Say›s›ndaki Yan›lg›lar            217



                 Antibiyotik Direnci ve DDT Ba¤›fl›kl›¤›n›n
                 Evrimin Kan›t› Oldu¤u Yan›lg›s›
                 Ruacan'›n evrimin bilimsel delili olarak öne sürdü¤ü yegane konu,
             mikroplar›n antibiyotiklere karfl› olan direncidir.
                 Mikroplar›n antibiyotiklere karfl› olan direncinin evrimi destekledi¤i ta-
             mamen temelsiz bir iddiad›r. Bakterilerin kendi türleri içinde say›s›z varyas-
             yonlara sahip olduklar› bilinen bir gerçektir. Bu varyasyonlar›n içinde, çeflit-
             li ilaçlara karfl› direnç göstermeyi sa¤layacak genetik materyale sahip cinsler
             bulunur. Bakteriler belli bir ilac›n etkisine sürekli maruz kald›klar›nda, ayn›
             bakterinin ilaca dirençsiz varyasyonlar› yok olur; dirençlileri ise hayatta ka-
             l›r ve ço¤alma imkan› bulurlar. Belli bir zaman süreci içinde ayn› bakteri tü-

             rü yaln›zca o antibiyoti¤e dayan›kl› olan bireylerden oluflmufl bir koloni ha-
             line gelir ve art›k ayn› antibiyotik o bakteri türüne karfl› etkisiz hale gelir.
             Ancak bakteri yine ayn› bakteri, tür yine ayn› türdür.
                 Örne¤in antibiyotik direnci bulunan say›s›z E. Coli bakterisi üzerinde on
             y›llar boyunca yap›lan incelemeler bu bakterilerin hiçbirinin baflka bir türe
             dönüflmedi¤ini her zaman E. Coli bakterisi olarak kald›klar›n› göstermifltir.
                 Evrim teorisi, "mutasyonla tür de¤ifltirme" iddias›na dayan›r. Ancak bu
             örnekte, evrimcilerin yapt›¤› aldat›c› propagandan›n aksine, dirençsiz olan
             bakterilerin mutasyonla dirençli olanlara evrimleflmesi gibi bir süreç yoktur.
             Bir bakteri türü geliflerek, evrimleflerek di¤erine dönüflmemifltir. Ayn› türün
             zaten birarada mevcut olan dirençli ve dirençsiz cinsleri aras›nda bir elenme
             söz konusudur.
                 Bir benzetmeyle aç›klamak gerekirse, kürklü, sa¤lam yap›l› ve so¤u¤a
             dayan›kl› olan köpek cinsleri ile, tüysüz, s›cak iklime yatk›n ve narin yap›l›
             köpek cinslerinden eflit say›larda içeren bir köpek sürüsü Sibirya çöllerine
             b›rak›lsa, bir süre sonra yaln›zca kürklü ve so¤u¤a dayan›kl› olanlar›n›n ha-
             yatta kal›p ço¤ald›klar›, o iklimde yaflamaya fiziksel yap› olarak uygun ol-
             mayanlar›n ise zamanla yaflamlar›n› yitirip, yok olduklar› gözlemlenecektir.

             Sonuçta ortaya yaln›zca kürklü ve dayan›kl› olanlardan oluflmufl bir popü-
             lasyon ç›kacakt›r. Fakat böyle bir olaydan, kürksüz ve dayan›ks›z olanlar›n
             zamanla evrimleflerek kürklü ve dayan›kl› hale geldikleri gibi bir sonuç ç›-
   214   215   216   217   218   219   220   221   222   223   224