Page 129 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 129
!
!
Sende birşey vardır ki o sensiz olarak da onu aramaktadır. Senin toprağındaki incin onun hazinesindendir.
Seni at üstünde oynanan bir top gibi onun çevganı yakalar, o tutar çünkü o onundur.
!
Ey... Nerede o gönül ki sabah rüzgarı gibi, tecelli sabahlarının zevkini tat- tı ve tattığından mest olurken hemen ardı sıra, görülmemiş bir zevk, onun kucağına atıldı.
Bazen tahayyür denizinde, bazen tecelli dağının eteğinde, beline saadet kemerini bağladı ve o dağdaki hakikat cevherinin mıknatısını gördü.
O zaman, gözün ve gönlün ötesinde, yüzlerce pencere açılıp gökten ve yerden dışarı çıktı, gezdi. Mana cihanında, yüzlerce süha yıldızını seyret- ti...
Tevhidde, isteyenle istenilenin sıfatlarını ayrı gören kimse, ne isteyen ol- muştur, ne de istenilen.
Allah’ı kim tanır?
- İnkardan kurtulan kimse.
İnkardan kim kurtulmuştur?
- Elest meclisinde, Hakk’a karşı ruh zerrelerinin “Evet, Rabbimizsin.” cevabının özünü gören aşık...
İşte o aşıktır ki, Bayezid-i Bestami’nin;
- Cübbemin içinde Allah’tan başka birşey yoktur.
Sözünün remizlerini anladı da o cübbeyi binlerce defa kuba, yani mabed-i huda gördü...
O aşıkın gözünün önünde, iki cihan, sanki horozun önünde, bir buğday tanesi mesabesinde kaldı.
İşte, Kibriya’yı gören gözün temiz bakışı böyle olur.
!
!129


































































































   127   128   129   130   131