Page 133 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 133
Güneşin bile gideremediği, aydınlatamadığı karanlık, bizim nefesimizle kuşluk vakti gibi aydınlanır.
Her nereye hoşa gitmez bir karanlık çöktüyse, bizim parıltımızla orası kuşluk vaktinin Güneşi gibi olur.
Adem evladına, isimlerini bizzat gösterdi. Diğer varlıklara, isimler Ademden açıldı.
Nurunu, istersen Ademden al, istersen Ondan; şarabı dilersen küpten al, dilersen testiden.
Çünkü bu testi, küple adamakıllı birleşmiştir. O iyi talihli testi, senin gibi görünüş zevkleriyle değil, hakiki neşe ile safalanmıştır.
Cenab-ı Mustafa: “Beni görene ve benim yüzümü gören kişiyi görene ne mutlu.” dedi.
Bir mumdan yanmış olan çırağı gören, yakinen o mumu görmüştür.
Böylece o mumdan yakılan çırağdan başka bir çırağ, ondan da diğer bir mum yakılsa ve ta yüzüncü muma kadar, hep o ilk mumun nuru intikal etse, sonuncu mumu görmek, hepsinin aslı olan o ilk mumu görmektir.
İstersen o nuru, son çırağdan al, istersen can çırağı olan ilk çırağdan, hiç farkı yoktur.
Nuru, dilersen son gelenlerin mumundan gör, dilersen geçmişlerin mu- mundan...
!
! ! ! ! ! ! !
!133

