Page 41 - dergi mart
P. 41
İnsan için en değerli hazine nedir? Bana göre sağlıktır! “Bir diyetisyenden de bu beklenirdi.” diyebilirsiniz tabi
ki İtiraf ediyorum hakkınız var. Eğer bu bölümü seçmemiş,4 yıl boyunca diyetisyenlik okumamış, hastanelerde
o stajlara girmemiş ve sağlığından olmuş onca insanın ıstırabına tanık olmamış olsaydım ve biri çıkıp ‘Hayattaki
en değerli hazine nedir?’ diye sormuş olsaydı aklıma ilk gelen şey ‘Sağlık’ olmayabilirdi. Ama öyle bir zaman
geldi ki,‘Nasıl olursa olsun yeter ki zayıflayayım!’ der olduk. Ve bunu fırsat bilenler hiçbir bilgi ve eğitimleri
olmadığı halde çıkıp beslenme, zayıflama, diyet hakkında konuşup, 5 günde bilmem kaç kilo verdiren mucize
bitkileri pazarlıyorlar!
Ve bunlara itibar ederek sağlığından olan onca insan…
Oysa ki, vitamin-mineral depolarımızı, organlarımızı, cildimizi, saç-tırnaklarımızı en önemlisi sağlığımızı
koruyarak gayet rahat ve aç kalmadan zayıflamak mümkün. Bunun için sadece medyadaki değil,
çevremizdekilerinde verdiği yanlış tavsiyelere kulakları kapatmak ve bir beslenme ve diyet uzmanının kapısını
tıklatmak yeterli. Sağlığınızla oynatmayın, sağlıcakla kalın…
Dyt. Sarya ERDEM
Diyetisyen, sağlıkla ilgili herhangi bir yüksek öğretim kurumunun en az 4 yıllık (bir yıl hazırlık ile 5 yıl)
beslenme ve diyetetik eğitim-öğretim programını tamamlayarak “Beslenme ve Diyetetik Lisans
Diploması” ile “Diyetisyen” unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan
kişidir.
“Nasıl bir meslek seçmişim?” diyorum kendime bazen, spor hocasından tutun da yaşam koçu adıyla
kendini tanıtmış herkes ‘’diyetisyencilik’’ oynarken, öte yandan hala diyetisyenin sadece insanları
zayıflattığını düşünen oldukça geniş bir kesim var ülkemizde.
Bazı kurumlarda hekimler tarafından ‘’Diyetisyen tahlilden anlamaz, çünkü o tıp fakültesi okumamıştır.’’
denildiğine bizzat şahit olmuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; mesleki anlamda yürünecek çok
yolumuz, verilecek çok mücadelemiz var.
Eğer bunu okuyor ve aynı zamanda beslenmeyle çözülebilecek bir probleminiz olduğunu biliyorsanız
veya düşünüyorsanız lütfen bir diyetisyenden yardım isteyiniz.
Unutmayın, siz değerlisiniz. Sağlığınıza gereken özeni lütfen gösterin…
Dyt. İzan IŞIK
BİR BESLENME DİYETETİK ÖĞRENCİSİ GÖZÜNDEN;
Bu yazıyı okuyan değerli insanlar…
Öncelikle ilk zamanlar bilinçsizce kilo vermiş daha sonra da beslenme ve diyetetik bölümünü okumaya başlamış
bir öğrenci olarak yazıyorum bunları…
Daha önce belki birçok yazı gördünüz; diyeti diyetisyen yazar, sağlıksız tek yönlü beslenme sağlığa zararlıdır, bu
kadar emek harcandığı halde neden bilinçsiz diyetlerde ısrar edip ileriki yaşamımızı mahvediyorsunuz vb. ana
fikirlerinde. Bunları zaten gelecekte meslektaşları olacağım insanlar her zaman söylüyor. Fakat ben kendi hayat
derslerimden bahsedeceğim kısaca; karar sizin… İlk zamanlar şu a açlık diyeti diyebileceğim bir kaloride diyet
yapmaya başladım. Tamamıyla karbonhidrat kaynaklı bir diyetti. Vücuda sadece kalori alınca çalışan makine
gözüyle baktığım sıralardı. Sonra etraftan bulduğum- duyduğum açlık sınırında kalori içeren listeler ve diyetleri
İlk patlak dişlerimdeydi. Gece kalkıp sabah ağzımda diş kırıkları bulmak tahmin edersiniz pek hoş değildi. Tam tamına 11 dolgu 2 kanal
tedavisi (çürük olmadan kanala kadar kırılan bir diş düşünün) yapılmak zorunda kalınmıştı 1 yıl içinde. Düşük kalori dolayısıyla halsizliği ve
günlük yaşantımdaki aksamaları daha net yaşamaya başladım sonraları. Evet kilolarım gitmişti, fakat merdiven çıkarken bacaklarım
titriyordu. Kas kaybetmiştim. Gece gelen ve uykudan uyandıran kas kasılmalarım. Ağladığımı bilirim. Ve daha niceleri…
Şu an 3. Sınıf öğrencisi olarak bile tam kavrayamamışken dengeli beslenmenin değerini, tüm insanların birdenbire bilinçli olmasını
bekleyemem. Fakat yaşamış birisi olarak “Diyeti diyetisyen yazar” sanırsam en mantıklı cümle.
EĞER Kİ…
Biraz bilinçli olsaydım; şu an kaç yaşımda dişlerimin tamamı dolgu olacak diye düşünmezdim.
Biraz bilinçli olsaydım; şu an dahi mücadele ettiğim bu kadar kiloyu almazdım.
Biraz bilinçli olsaydım; kendimi sever ve bir diyetisyene giderdim.
Önce kendinize, sonra mesleğimize saygı duyun lütfen. Diyet demek kibrit kutulu hazır listeler demek değildir, kişiye özel hayat notları
demektir. Amacı zayıflatmak değil; sağlıklı yaşatmaktır. Herkes bambaşkadır. Bu yüzden “diyet listes”i değil,” diyetisyen” vardır.
SAĞLICAKLA…
Stj. Dyt. Buğçe ÇATALTEPE