Page 193 - Bana Kavgayı Öğret Usta Kitabı...
P. 193
Hüsnü Ali’ye bir şey söylemeden sevecen bir sesle:
-Vay Ali hoş geldin buyur içeri gir.
Ali mahçup bir yüz ifadesiyle içeri girdikten sonra
Hüsnü devam etti konuşmasına.
-Sabah sabah hangi rüzgar attı seni buraya? Sabah-
ları uğramazdın sen.
Hüsnü otomatiğin sönmüş olması ve ilk andaki
uyku mahmurluğuyla Ali’nin vaziyetini fark edememişti.
Neden sonra:
-Ali bu halin ne senin? Ne oldu sana? Kan, toz,
toprak içerisindesin. Kim yaptı bunu sana? Gel salona
geçelim anlat ne olduğunu.
-Abi bu halde salona geçersem Yıldız abla kovar
beni. Önce bir üstümü değiştirip temizleneyim. Ondan
sonra konuşuruz olur mu abi?
-Tamam tamam haklısın, sen şurada biraz bekle ben
sana hemen temiz bir şeyler getireyim. Bu arada Yıldız
ablan seni hayatta evden kovmaz, bilirsin seni çok sever.
Hatta beni evden kovar, seni yine kovmaz.
O sırada kahvaltı hazırlamak için mutfakta olan Yıl-
dız mutfağın kapısına geldi ve Ali’yi görünce korkuyla:
-Ali ne oldu sana? Kim yaptı bunu sana? İyi misin?
Hastaneye gidelim mi?
Yıldız’ın gözleri dolmuştu. Ağlamamak için kendi-
sini zor tutuyordu.
191