Page 19 - Yürüyüş Dergisi 38. Sayı...
P. 19
istemenin. Faşizmin karşısına geçip adalet istemek, faşizmle güçlerini görmelerini de sağlamıştır. Halk Cepheliler’in
çatışmayı, bedel ödemeyi göze almak demektir. Hayır, misyonu, halkın faşizme karşı direnmesine, örgütlenmesine
bunu yapamazlar. O halde ne yapmalı... Yaptıkları laik önderlik etmektir. Cephe, halkın her kesimini, bağımsızlık
eğitim ve kadın cinayetleri protestolarıyla yetinmek ve demokrasi talepleri etrafında birleştirecek, faşizme
oluyor. Hak ve özgürlük mücadelesinin gereklerini yerine karşı savaştıracaktır. Halk, bu talepler etrafında gücünü
getirmekten kaçışın örtüsü laiklik ve kadın cinayetleri birleştirecek, savaşacak ve artık emperyalizmin işgal ettiği,
protestolarıyla ilgilenmek oluyor. sömürgeleştirdiği bir ülkede faşizmle yönetilmeye de son
Koca koca örgütler, sendikalar AKP'nin OHAL saldırıları verecektir..." (Yürüyüş-22 Ekim 2017-Sayı:37)
karşısında sinmiş, yılmıştır. Tasfiyeci solculuğun bu yılgınlık Tasfiyeci solculuk ile devrimci solculuk arasındaki
içinde adım atacak gücü, politika üretecek dinamizmi, temel fark işte buradadır: İktidar iddiasındadır. Tasfiyeci
direniş örgütleyecek cüreti yoktur. Ama serde solculuk var, solculuğun iktidar iddiası yani devrimciliği yoktur, bu
bir şeyler yapıyor görünmeleri de gerekiyor. En kolayı, en nedenle faşist iktidara boyun eğer, çatışmaz. Yenemeye-
bedelsizi ne olabilir. Cevap kadın cinayetleri ve laiklik ceğini, geriletemeyeceğini düşünür. Yenemeyeceği bir
oluyor. Öyle ya, bu doğrultuda kimi protesto etkinliklerinde kavgaya girmek ona anlamsız ve gereksiz görünür. Yani
bulunmak tehlikesizdir. Nuriye-Semih diyen tribün gruplarına daha baştan yenilmiştir. O koca koca örgütlerin, sendikaların
bile saldırıldığı bir dönemde, Nuriye-Semih demeden solculuk bir Nuriye etmemesinin nedeni de budur. Daha baştan ye-
yapmanın yolu kadın cinayeti ve laiklik konusuna sarılmaktan nilmişlerdir çünkü o küflü akıllarının içinde bedel ödemekten
geçmektedir. Nuriye-Semih demek saldırıya maruz kalmayı kaçıştan başka bir şey yoktur.
getirirken "erkek şiddetine" karşı çıkmak medyatik bir özen-
dirmeye tabiidir. Faşizmin Karşısında Nuriye-Semihlerin
Bayrağını Dalgalandırdığı
Tasfiyeci Solcular Direniş Barikatı Var
"Faşizm Karşısında Direnilemez" Diyor,
İçinde tasfiyeci solcuların da olduğu Kadın Cinayetlerini
Devrimci Solcular İse Durduracağız Platformu "Kadın Cinayetleri Neden Arttı?"
Faşizme KarşıDireniş Örgütlüyor sorusuna şu cevabı veriyor:
Tasfiyeci solculuk, AKP faşizminin OHAL saldırıları "... Toplum ilerliyor, kadınlar buna uyum gösteriyor ve Sayı: 38
karşısında duramadı. Çünkü, "Faşizmin zulmü büyük, bu modern haklarını arıyorlar. Türkiye’nin her yerinden ve her Yürüyüş
baskı karşısında direnilemez" diyerek dönemi en az zararla kesiminden kadın, çalışmak, eğitim almak, mutlu değilse 29 Ekim
atlatmayı seçtiler. Nasılsa yarın ortalık güllük gülistanlık boşanmak ya da ayrılmak, istemediği bir şeye zorlanmamak, 2017
olurdu, şimdi biraz laiklik biraz da kadın cinayetleriyle il- kendi hayatı hakkında karar verebilmek istiyor. Bu kaçınılmaz
gilenilse kendileri açısından yeterli olurdu. Akıllı solculuğun ve geri çevrilemez bir tarihsel süreçtir, kadınlar mücadele
"aklı" işte böyle çalışmaktadır. Dönemi zararsız atlatma, ederek haklarına elbette kavuşacaklar. Ancak kadınların
sağlamcılık... kısaca bedel ödemekten kaçmaktır akıllı böyle bir bedel ödemesi gerekmiyor, bu kadar çok can
solculuğun aklının içindeki. kaybının sebebi; erkek egemenliğidir. Toplumun bu gerçeğini
Nuriye-Semih direnişi bu kesimlerin yılgınlıklarını da görmek, kadınları anlamak yerine, hak arayışına şiddet ile
gayet açık bir biçimde ortaya çıkartmıştır: karşılık veriyor, ayak diriyorlar. Kadınının eşit varlığı ve
hakları konusunda güçlü politikalar olmayışı da, şiddete
"... "Faşizmin zulmü büyük, bu baskı karşısında dire-
nilemez" diyen, reformist, oportünist teoriler iflas etmiştir. eğilimli erkeklere cesaret kazandırıyor..."
Görüldüğü gibi kadın cinayetlerinin sebebi emperyalist
Faşizmin zulmünün büyüklüğü, tersine milyonların bir di-
reniş etrafında birleşmesini sağlamıştır. Halklar, faşizm sömürü ve faşist düzen olmayıp toplumun ilerleyişine
gerçeği ile böyle çıplak karşılaştıklarında, buna karşı ör- ayak uyduramayan "şiddete eğilimli erkekler" oluyor.
Sorunu bu şekilde izah etmenin sosyolojik, bilimsel hiçbir
gütlenme, mücadele etme bilincine de daha hızlı ulaşmış-
lardır. Sorun halkların direnişine önderlik etme misyonunun kıymeti yoktur. Toplumsal koşulların kaynağı ve bu top-
üstlenilmesidir. Halkların örgütlenmek ve savaşmak için lumsal koşullar içindeki insan davranışlarının neden ve
nasıl oluştuğu konusunda çapsız, çarpık bir bakış açısının
aradığı kanal olabilme sorunudur. Halkların faşizme karşı
direnişine, örgütlenmesine öncülük eden, yol gösteren ürünüdür bu yaklaşım.
şimdi Nuriyelerdir. Nuriye ve Semih'in direnişinin milyonlar Ülkemizdeki kadın sorunun bir yansıması olarak yaşanan
tarafından sahiplenilmesi bundandır. Bu sahiplenme, mil- kadın cinayetlerini "şiddete eğilimli erkekler" ile açıklamak,
yonların direniş etrafında kenetlenmesi, halkların kendi aynı zamanda bu cinayetlerin gerçek suçlusu olan faşist
Dergimizin 38. sayısının yayınlandığı 29 Ekim 2017 günü;
*KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 235. günündeler
*Yüksel Direnişi 355. gününde
*Esra Özakça açlık grevi direnişinin 160. gününde
*KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 251. gününde
*Mehmet Güvel açlık grevinin 120. gününde - *Feridun Osmanağaoğlu açlık grevinin 77. gününde
*Ankara Numune Hastanesi önünde süren nöbet 35. gününde
19
ÇÜNKÜ; YOK SAYANLAR, YOK OLMAYA MAHKUMDURLAR!