Page 50 - NABIZ İkinci Sayı_Gorgeous
P. 50
BİR ŞARKININ HİKAYESİ
Mediha ŞENZEYBEK Müzik Öğretmeni
Bazı şarkılar vardır, dinlediğimizde içimizi ay-
dınlatan, ezgisi dilimize takılan, sözlerinin niçin
yazıldığını ve bestekârının kim olduğunu düşün-
meden dinlediğimiz… Sadece sözlerin ve müziğin
büyüsüne kapılıp hissettiğimiz eserlerden bir tanesi
“Günaydınım, narçiçeğim” …
Sözleri Fevzi HALICI bestesi Çinuçen TANRIKORUR’ a
ait olan eserin hikayesi bugünkü Hindistan Devletinin alt
yapısını teşkil eden Babür İmparatorluğu’nda Cihangir
Han döneminden kalan Hint efsanesi olarak bilinir.
Efsaneye göre, Cihangir Hanlığı’nın genç prensi Salim Şah Hint güzeli köle Anarkali’ye âşık olur.
Zaman geçer ve Anarkali de prensin aşkına karşılık verir. Köle Anarkali ile evlenmek isteyen pren-
48 se dönemin kuralları gereği karşı çıkılır. Hanlıkta kast sistemi egemendir ve bir prensin halktan
bir kızla evlenmesi yasaktır.
Bütün kural ve yasaklara rağmen ara-
larındaki aşk büyür, alevlenir ve iki
aşık kaçmaya karar verirler. Fakat bu
kaçış ile birlikte hanlıkta dedikodular
artar ve bu durum prensin babası Han
Akbar tarafından kabul görmez. Asker-
lerine verdiği emir ile birlikte kısa süre-
de yakalanan aşıklar artık cezalarını
çekmek zorundadırlar.
Anarkali tüm halka ibret olsun diye
şehrin ortasında inşa edilen, penceresi
olmayan dört duvardan ibaret bir oda-
ya hapsedilir. Arkasından odanın giriş
kapısı da duvarla örülüp kapatılır; ölü-
me terkediştir bu… Prens şaşkın, çaresiz;
bu aşkı efsaneleştiren halk ise ağlamak-
lıdır. Her gün bu kapının önüne gelen
halk Akbar Han’ın insafa gelip kapıyı