Page 661 - Risale-i Nur - Şualar
P. 661
15. ŞUÂ - EL - HÜCCETÜZZEHRA 663
ve çevirebilirler. İşte vücud-u misalî ne derece kuvvetçe vücud-u haricîden
aşağı ise, mümkinatın hâdis ve ârızî vücudları dahi ezelî, Sermedî, Vâcib
bir Vücuddan binler derece daha aşağı ve hafiftir ki, o Mukaddes Vücud,
bir zerre Tecellisiyle, mümkinatın bir Âlemini çevirir. Maatteessüf şimdilik
semli hastalık gibi üç ehemmiyetli sebeb müsaade etmediklerinden, bu pek
uzun Hakikatı ve Nüktelerini Risale-i Nur'a ve başka zamana havale ederiz.
Altıncı Basamak:
ِ ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ِ
تَلِهسمْلا ِ ل ِ ئا اسوْلا ِمْك ح ٰلٰ ِ ِ ِ اوم ْلا و ِقئاوعْلا ب َلِقنا ِربِ و
ا عن
َ ُ َ َ ُ َ َ َ َ َ ْ َ
Yani: Nasılki fennin tabirince ukde-i hayatiye namında bir Cilve-i
İrade-i İlahiyenin ve Emr-i Tekvinînin bir Kanunu ile ve o Emir ve İradenin
teveccühleriyle koca bir ağacın şuursuz dal ve sert budakları, meyvelerine
ve yaprak ve çiçeklerine zenbereği ve midesi hükmündeki o ukde-i
hayatiyeden onlara gidecek lüzumlu maddeler ve Erzaklara avaik ve
mevani' ve sed olmazlar, belki teshilâta vesile oluyorlar; aynen öyle de:
Kâinat ve bütün mahlukatın İcadında bütün maniler bir Cilve-i İrade ve
Teveccüh-ü Emr-i Rabbanîye karşı mümanaatı bırakıp kolaylığa âlet
olmasından, Kudret-i Sermediye o tek ağacı İcad kolaylığında, Kâinatı ve
zemindeki enva'-ı mahlukatı İcad eder, hiçbirşey Ona ağır gelmez. Eğer
bütün İcadlar O Kudrete verilmezse; o vakit o tek ağacın İnşa ve İdaresi,
bütün ağaçlar, belki zeminin İcadı ve İdaresi kadar müşkül olacak. Çünki o
zaman herşey mani' ve sed olur. O halde bütün esbab toplansa; bir ağacın
Emirden, İradeden gelen ukde-i hayatiye midesinden, zenbereğinden
intizam ile meyve, yaprak, dal ve budaklara lâzım Erzak ve cihazatı
gönderemezler. İllâ ki, ağacın herbir cüz'üne, hattâ herbir zerresine bütün
ağacı ve eczasını ve zerratını görecek ve bilecek ve yardım edecek bir göz,
bir ihatalı İlim, bir hârika Kudret ve fevkalâde muavenet verilsin.
İşte bu beş aded basamaklardan çık, bak. Küfür ve şirkte ne derece
müşkilât, belki muhalât bulunduğunu ve ne kadar Akıldan, mantıktan uzak
ve mümteni' olduğunu; ve İmanda ve Kur'an yolunda ne kadar sühulet ve
Vücub derecesinde kolaylık ve ne kadar makul ve makbul ve lüzum
derecesinde kat'î ve rahat bir Hak ve Hakikat bulunduğunu gör, bil.