Page 690 - Risale-i Nur - Şualar
P. 690

692                                                                                                                                   ŞUÂLAR


          bana  kanaat-ı  kat'iyye  verdiğinden  çekinmeyerek  kanaatımı  yazdım.

                              ۪ ِ
          Hatâ  etmiş  isem  يمح  َّ   رل ا  ا  محر   َا  den  Rahmetiyle  afvetmesini  niyaz
                                      ُ َ ْ
          ediyorum.  Resâil-in-Nurun  bu  Âyetin  iltifatına  liyakatını  anlamak
          istiyen  zatlar  hangi  Risaleye  dikkatle  baksalar  anlarlar.  Hiç  olmazsa
          Eskişehir Hapishanesinin bir meyvesi olan Otuzuncu Lem'a namındaki
          altı  Esma-i  İlâhiyeye  dair  Altı  Nükte  Risalesine,  hiç  olmazsa  o
          Lem'a'dan  "İsm-i  Hayy  ve  Kayyuma"  dair  Beşinci  ve  Altıncı
          Nüktelere dikkatle baksa elbette tasdik eder.


               RESÂİL-İN-NURA   İŞARET   EDEN   İKİNCİ   ÂYET:

             ِ
                      ِ

                                                                   بيش Hadîsinin
                                                     و
                                                    د

            ترمُا     ا امَك مقتساف Âyet-i Meşhuresidir ki   ه ةروس     ۪ نّت َ َّ َ
                           َ
                                                                ْ
                     ْ َ
                                                      ُ ُ َ
          َ ْ
                                                           ُ
                         ْ
                                                  ِ
                                     ِ
                                              ِ
          vüruduna sebeb olmuş.  ترمُا ا ا مَك     مقتسا in işareti Sekizinci Lem'ada
                                             ْ َ
                                  َ ْ
                                                 ْ
                                                                         ِ
                                                            ۪
                                                         د

                                                           ي
          tafsilen   beyan   edildiği   gibi   Sure - i  Hûd'da    عس  و قِ   ش ِ  َ ٌّ   مهن   مف  ilâ
                                                                           َ ْ
                                                          ٌ
                                                                      ْ ُ
                                                               َ َ
          âhirihi  Âyetinin  iki  kuvvetli  işaret  veren  sahifesinin  mukabilindeki
          gayet  meşhur  bir  Âyetidir.  Makam-ı  cifrîsi  binüçyüz  üç  ederek,  hem
                                                  ِ
                                                          ِ
          “Sûre-i Şûra”nın ikinci sahifesinde  ترم   ُا ا امَك مقتسا   و ise, bin üçyüz
                                                         ْ َ
                                              َ ْ
                                                               َ
                                                             ْ
          dokuz  ederek  o  tarihte  umum  muhatabları  içinde  birisine  hususan
          Kur'an  hesabına  iltifat  edip  İstikametle  emreder  ki,  birinci  tarih  ise,
          Resâil-in- Nur Müellifinin Risale-i Nur'u netice veren Ulûmun tahsiline
          başladığı  tarihtir.  Ve  ikinci  Âyetin  tarihi  ise,  o  Müellifin  hârika  bir
          surette  pek  az  bir  zamanda  İlimce  tekemmül  etmesi,  tahsilden  tedrise
          başladığı ve üç ayda ve bir kış içinde onbeş senede Medresece okunan
          yüz  Kitabtan  ziyade  okuduğu  ve  o  zamanın  o  muhitte  en  meşhur
          Ulemâsının yanında o üç ayın mahsülü onbeş senesinin mahsulü kadar
          netice  verdiği  çok  mükerrer  imtihanlarla  (Hâşiye)  ve  hangi  İlimden
          olursa olsun sorulan her suale karşı cevab-ı savab vermekle isbat ettiği
          aynı
          ------------------
                 (Hâşiye): Bu Beyanat-ı Medhiye Said'e aid değildir. Belki Kur'anın bir Tilmizini bir
          Hâdimini Said (R.A.) lisaniyle ve hâliyle târif eder. Tâ Hizmetine itimad edilsin.
   685   686   687   688   689   690   691   692   693   694   695