Page 691 - Risale-i Nur - Şualar
P. 691
BİRİNCİ ŞUÂ 693
tarihe tam tamına Tevâfukla remzen Risâle-i Nur'un İstikametine bir
işârettir.
ÜÇÜNCÜ ÂYET-İ MEŞHURE:
ِ
ا
ن
َلبس م هنيدهنَل ا َ نيف ۪ اوده اج ني ۪ و َّلا ذ َ Âyeti kuvvetli münasebet-i
َ
ُ
ُ َ ْ َ
َ َ َ
َّ ْ
ُ ُ
mâneviyesiyle beraber cifirce bin üçyüz kırkdört eder ki, o tarihte
Risale-i Nurun Şakirdleri gibi bu Âyetin mânasına daha ziyade mazhar
olanlar zâhiren görülmüyor. Demek bu Âyet, mânasının müteaddid
tabakalarından işârî bir tabakadan ve remzî bir perdeden Kur'anın
parlak bir Tefsiri olan Risale-i Nura bakıyor ve en evvel nâzil olan
ِ
ِ
“Sure-i Alâk” da غْطيَل نا ْ نَل نا Âyeti gibi manasıyla ve makam-ı
َّ ْا
َ َ
ٰ َ
cifriyle ifade ediyor ki: Bin üçyüz kırkdörtte nev'-i insan içinde
fir´avunâne emsalsiz bir tuğyan, bir inkâr çıkacak.
ن
يف ۪ اودهاج ني ۪ و َّلا ذ َ Âyeti ise, o tuğyana karşı Mücahede edenleri senâ
ا
َ
ُ َ َ َ
ediyor. Evet harb-i umumî neticelerinden hem Âlem-i İnsaniyet, hem
Âlem-i İslâmiyet çok zarar gördüler. Nev-i İnsanın, hususan avrupanın
mağrur ve cebbarları, bilhassa birisi, kuvvet ve gınaya ve paraya istinad
ederek fir´avunâne bir tuğyâna girdiklerinden, o hususî insanlar nev-i
beşeri mes'ul ediyor diye insan ism-i umumisiyle tabir edilmiş. Eğer
ِ
مهنيدهنَل deki şeddeli ن bir ن sayılsa, bin ikiyüz doksandört eder ki
َّ
ْ ُ َ ْ َ
Risâlet-ün-Nur Müellifinin Besmele-i Hayatıdır ve Tarih-i Velâdetinin
birinci senesidir. Eğer şeddeli ل iki ل ve ن bir sayılsa, o vakit bin
üçyüz yirmidörtte hürriyetin ilânı hengâmında Mücâhede-i Mâneviye
ile tezâhür eden Risâle-in-Nur Müellifinin görünmesi tarihidir.
DÖRDÜNCÜ ÂYET-İ MEŞHURE:
ِ
ْ َ َ ك
ثمْلا نم عبس ان يت َ ۤا دقَلو Âyetidir. Şu Cümle Kur'an-ı Azî-
ا ۪ نِ
ا
ْ َ َ
َ
َ َ
ْ َ
müşâşn'ı