Page 692 - Risale-i Nur - Şualar
P. 692

694                                                                                                                                    ŞUÂLAR


          ve Fâtiha Sûresini müsenna Senasıyla ifade ettiği gibi, Kur'anın müsenna
          vasfına lâyık bir Bürhanı ve altı Erkân-ı Îmaniye ile beraber Hakikat-ı
          İslâmiyet olan yedi Esası, Kur'ânın Seb'a-i Meşhuresini parlak bir surette


                        نِ
          isbat eden ve  اثم   ْلا     ع ا    بس Nuruna mazhar bir  âyinesi  olan Risale-in-
                          ۪
                                  ْ َ َ
                           َ َ
                                                        ِ
          Nura cifirce dahi işaret eder. Çünki  اثم   ْلا نم ا عبس  َكانيتۤا makam-ı
                                              نِ
                                                ۪
                                                                     َ
                                                 َ َ
                                                      َ
                                                                  َ ْ
                                                            ْ َ
          ebcedîsi  binüçyüz  otuzbeş  adediyle  Risale-in-Nurun  Fâtihası  olan
          İşârât-ül-İ'caz Tefsirinin Fâtiha Sûresiyle Elbakara Suresinin başına aid
          kısmı  basmakla  intişar  tarihi  olan  bin  üçyüz  otuzbeş  veya  altıya
          Tevâfukla remzî bir perdeden ona baktığına bir emâredir.


              BEŞİNCİ ÂYET:
           ِ
                     ۪ ِ ِ
                          ۪
            سانلا ف  هب ش۪مي  ا ر    ون    هَل ان   ْلع  َ َ َ َ      و   ج    هانيي   حَاف ا تيم ن ا   َك نموَا  dir. Bu
                                                      َ
              َّ
                                              ُ َ
                                                          ْ َ َ
                           ْ َ
                                                   ْ ْ َ
                                   ُ ُ
                                                                  ْ َ َ
          Âyetin  remzi  latiftir.  Çünki  hem  kuvvetli  münâsebet-i  mâneviye  ile,
          hem  cifirle  efrad-ı  kesiresi  içinde  hususî  bir  surette  Risale-i-Nur  ve
          Müellifine  bakıyor.  Şöyle  ki:   ا تيم    Kelimesi  tenvin  ن  sayılmak
                                             ْ َ
          cihetiyle beşyüz ederek "Said-ün-Nursî" adedi olan beşyüze Tevâfukla
          işaret ediyor ki, "Said-ün-Nursî dahi meyyit hükmünde idi. Risalet-
          ün-Nur ile İhya edildi, Onunla Hayat buldu."
                    Evet,  ون هَل   انْلعجو هان   ييحَاف ا  تي   م نا   َك ن   موَا  deki iki tenvin ن
                      ا ر
                                            َ
                                                  َ َ
                              َ َ َ َ ُ َ
                         ُ ُ
                                                ْ
                                                         َ َ ْ
                                        ْ َ ْ
          durlar. Bin üçyüz otuzdört eder ki, o aynı zamanda (Arabî tarihle) Said
          umumî  harbde  maddî  ve  dehşetli  bir  mevtten  dahi  hârika  bir  tarzda
          kurtulması ve felsefe ve gafletten gelen mânevî ve şiddetli bir ölümden
          Necat  bulması  ve  Kur'ânın  Âb-ı  Hayatıyla  taze  bir  Hayata  girmesi
          tarihidir.  Bu  Tevafuk-u Mânevî  ve  muvafakat-ı cifriye  delâlet derece-
                                            ۪ ِ
                                                ۪
                                         ِ
                                  ِ
          sinde bir işarettir. Hem   سانلا  ف    هب ش۪مي  ا  رون هَل انْلعجو هاني   ي   حَاف de
                                                                           َ
                                    َّ
                                                       ُ ُ
                                                  ْ َ
                                                                         ْ َ َ ْ
                                                            َ َ َ َ ُ
          tenvin ن  ve
   687   688   689   690   691   692   693   694   695   696   697