Page 136 - Mehdi ve Altın Çağ
P. 136

seçip  beğendiği  dinlerini  kendilerine  yerleşik  kılıp  sağlamlaştıracak  ve  onları  korkularından  sonra
               güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)

               Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,
               Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr
               Suresi, 1-3)

               Andolsun, biz Zikir’den sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye  yazdık.
               (Enbiya Suresi, 105)

               Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı. Allah,
               her şeye güç yetirendir. (Ahzab Suresi, 27)


               ...Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.
               (Yunus Suresi, 13-14)

               ... Kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? Ne az
               öğüt-alıp düşünüyorsunuz. (Neml Suresi, 62)

               Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler,
               ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41)
               Gevşemeyin,  üzülmeyin;  eğer  (gerçekten)  iman  etmişseniz  en  üstün  olan  sizlersiniz.  (Ali  İmran  Suresi,
               139)

               Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra
               zafer  kazananlar  başka.  Zulmetmekte  olanlar,  nasıl  bir  inkılaba  uğrayıp  devrileceklerini  pek  yakında
               bileceklerdir. (Şuara Suresi, 227)

               Kendisine  bereketler  kıldığımız  yerin  doğusuna  da,  batısına  da  o  hor  kılınıp-zayıf  bırakılanları
               (müstaz'afları) mirasçılar kıldık... (Araf Suresi, 137)

               Allah,  yazmıştır:  "Andolsun,  ben  galip  geleceğim  ve  elçilerim  de."  Gerçekten  Allah,  en  büyük  kuvvet
               sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

               Allah'ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah azizdir, intikam sahibidir. (İbrahim
               Suresi, 47)


               Ve  onlardan  sonra  sizi  o  arza  mutlaka  yerleştireceğiz.  İşte  bu,  makamımdan  korkana  ve  tehdidimden
               korkana ait (bir ayrıcalıktır). Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti.
               (İbrahim Suresi, 14-15)

               Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,
               Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr
               Suresi, 1-3)

               Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri
               müjdele. (Saff Suresi, 13)

               Şüphesiz,  Biz  sana  apaçık  bir  fetih  verdik.  Öyle  ki  Allah,  senin  geçmiş  ve  gelecek  (her)  günahını
               bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana 'üstün ve
               onurlu' bir zaferle yardım etsin. (Fetih Suresi, 1-3)

               ... Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi,
               27)

               Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş
               ve mutluluk' budur. (Yunus Suresi, 64)

               De  ki:  "Herkes  gözetlemektedir;  siz  de  gözleyip  durun.  Sonunda,  dümdüz  (dosdoğru)  yolun  sahipleri
               kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." (Taha Suresi, 135)
   131   132   133   134   135   136   137   138   139   140   141