Page 410 - Risale-i Nur - Lem'alar
P. 410

FİHRİST                                                                                                                              413


                                                                     Sahife No:

                 SEKİZİNCİ  DEVA:  Hastalık,  İmanlı  bir  İnsanın  Âhiretini  geri
          bırakmıyor, belki daha ziyade terakki ettiriyor. Çünki hastalık, sabun gibi,
          günahları siler, temizler; güzel bir Keffaret-üz Zünub olduğu Hadîs-i Şerifle
          sabit  olduğunu;  hem  İmanlı  olan  bir  İnsanın  maddî  hastalığı  manevî
          hastalıklardan kurtardığını; şahs-ı zahirîsinin hatasıyla şahs-ı manevîsi hasta
          olduğundan zahir hastalığı o hatalardan geri koyup, manevî İstiğfara sebeb
          olduğundan, o maddî hastalık çok büyük bir hazine olduğunu bildirir.

                 DOKUZUNCU  DEVA:  Cenab-ı  Hakk'ı  tanıyan  bir  İnsan  için,
          ölüme sebeb olan hastalıktan korkmak olmadığını; ve ölüm, İnsanın tanıdığı
          ve bildiği bütün Ehl-i İman olan ahbablarına kavuşmak olduğunu; hem ölüm
          mukadder  olup,  bazan  hastalıklıların  yanındaki  sağ  insanların  ölmesi  ve
          hastaların sağ kalması; hem ölüm, Vazife-i Hayattan bir paydos ve bir rahat
          olduğunu ve ehl-i dalalet için gayet korkunç bir zulümat-ı ebediye olduğunu
          bildiren gayet mülayimane güzel bir devadır.

                 ONUNCU  DEVA:  İnsanın  hastalığı,  merak  ettikçe  gayet
          ağırlaşacağı, hususan evhamlı bir hastanın bir dirhem zahir hastalığı, merak
          vasıtasıyla on dirhem olacağını, hem merak da ayrıca bir hastalık olduğunu
          haber veren mühim bir devadır.

                 ONBİRİNCİ  DEVA:  Hastalık  İnsana  hazır  bir  elem  verdiğinden,
          evvelce  geçirmiş  olduğun  hastalıktan  sonra  hiçbir  elem  kalmayıp,  hemen
          lezzeti  bu  âna  kadar  devam  ettiğini  hatırlayıp,  o  andaki  hastalığın  hazır
          eleminden  kurtulmak  ile,  bulunduğun  dakikadan  sonra  zamanın  nasıl
          geleceğini bilmediğinden, ondan korkmamak lâzım olduğunu; hem yok bir
          zamanda,  yok  bir  eleme,  yok  bir  hastalığa  Vücud  rengi  vermek  manasız
          olduğunu; ve  Sabır  kuvvetini  sağa  ve  sola dağıtmak  faide vermediğinden,
          bütün kuvvetiyle hazır zamana dayanmak lâzım olduğunu haber veren en a'lâ
          bir devadır.

                 ONİKİNCİ  DEVA:  Hem  İnsan  hastalık  sebebiyle  İbadet  ve
          Evradından  mahrum  kaldığına  teessüf  etmemesine;  Sabır  ve  Tevekkül  ve
          Namazını kılmak şartıyla, o hastalıkta, İbadet ve Evradının Sevabı aynen ve
          daha hâlis bir surette verileceği
   405   406   407   408   409   410   411   412   413   414   415