Page 411 - Risale-i Nur - Lem'alar
P. 411

414                                                                                                                           LEM’ALAR


                                                                      Sahife No:

           Hadîsçe sabit olduğu; ve İnsan o sayede aczini ve za'fını bildiğinden, bütün
           cihazatının lisan-ı  hal ve lisan-ı kaliyle  Dergâh-ı  İlahiyeye  iltica  etmesine

                              م
                                   ا

           sebeb  olduğundan,      ُكء وا   ع   د لوَل   ب  ْ َ ّ    ُك   م      ر ۪  ى   ب ا   ءوب   عي  َ َ َ       م  ا    لق  Sırrını  anlat-
                                 ُ ْ
                                                                 ْ ُ
                                                          ْ
                                         ْ
                                     ُ َ
                                                      ُ
           tığından, şikayet değil, şükretmek lâzım olduğunu gösterir.

                  ONÜÇÜNCÜ  DEVA:  Hastalıktan  şikayet  edilmeyeceğini;  ve
           hastalık bazılarına bir Define olduğunu; ve ecel muayyen olmadığından, her
           vakit havf ve rica ortasında bulunmak lâzım olduğunu; ve ölüm İnsanı gaflet
           içinde  yakalamak  ihtimali  bulunduğundan,  hastalık  onun  Âhiretini
           düşündürmek cihetiyle gayet güzel bir Nâsih olduğunu gösterir mühim bir
           devadır.

                  ONDÖRDÜNCÜ DEVA: Hem Ehl-i İmanın göz hastalığı perdesi
           altında -yani kör olmasında- pek mühim bir Nur ve manevî büyük bir göz
           olup,  birkaç  sene  dünyanın  hazinane  fâni  bir  güzelliğini  fâni  bir  surette
           seyredecek fâni bir göze bedel, kırk göz kuvvetinde ebedî gözler ile ebedî bir
           surette Cennet'te Cennet Levhalarını  seyretmesi daha evlâ olacağını beyan
           eder.(Haşiye)

                  ONBEŞİNCİ DEVA: Hastalığın suretine bakıp "ah!" eylemek caiz
           olmadığını, belki manasına bakılsa "oh!" diye manevî lezzetler akıtacağını;
           çünki  manevî  Sevab  lezzeti  olmasaydı,  Cenab-ı  Hak  en  sevdiği  Kullarına
           hastalığı vermezdi diye Hadîs-i Şerifte


                                                             ى
                     لث   م   َلْاف  ل    م   ث ْ َ ُ َ    َلْا ء  ى   لو   ي   اا  ْ َ ُ  ُ َ    ءا  ى  ْ َ ُ  َ    ْا   َل   ن   ب   ي    ءَلَ  ب س ا َ   نلا  ُّد   شَا
                                   َ
                                                ا   ث    م     ْا   َل
                                                                     َ
                    ُ
                       ْ َ
                                                           َ ً


                  ------------------

                  (Haşiye):  Bu  Devanın  Tesirindendir  ki:  Misafireten  bir  köye  gittiğimde;  orada
           gözsüz  Mehmed  Ağa  isminde  bir  zât,  gözünün  hastalığından  şikayeti  üzerine,  yanımda
           bulunan Hastalar Risalesi'nin Ondördüncü Devasını okuyunca, onun manevî Tesiriyle o zât
           dedi:  "Keşki  ben  bu  Sevabı  ve  manevî  bu  kazancı;  bana  açan  bu  hastalığımdan  şikayet
           etmeseydim."  diye  nedametkârane,  bir  Şükür  kapısına  döndü.  Onun  için  o  hastalık,  onun
           hakkında bir Rahmet-i İlahiye olduğunu kat'î anladı.
   406   407   408   409   410   411   412   413   414   415   416