Page 413 - Risale-i Nur - Lem'alar
P. 413

416                                                                                                                           LEM’ALAR


                                                                      Sahife No:

           ve mevcudat içinde en latif, en câmi' Âyine-i Samediyet de Hayat olduğunu;
           ve güzelin âyinesi güzel olduğunu; ve güzelliklerini gösteren güzelleşeceğini
           ve  o  âyineye  de  O  Güzelden  ne  gelse,  güzel  olduğunu;  ve  Hayat  daima
           sıhhat ve âfiyet ve yeknesak gitse, nâkıs bir âyine olacağını; ve hastalıklı bir
           uzvun etrafında, Sâni'-i Hakîm sair âzaları o uzva muavenetdarane teveccüh
           ettirip,  nakışlarını  ve  Vazifelerini  göstermek  için  o  hastalığı  misafireten
           gönderip,  Vazifesi bittikten  sonra  yerini yine âfiyete bırakıp gittiğini  isbat
           eder.


                  YİRMİNCİ  DEVA:  Hastalık iki kısım olup;  bir kısmı hakikî, bir
           kısmı vehmî olduğunu; hakikî kısmına Şâfî-i Zülcelal Küre-i Arz Eczahane-i
           Kübrasında  her  derde  bir  deva  istif  ettiğini;  ve  o  devalar  ise,  dertleri
           istediğinden,  onları  istimal  etmek  meşru  olduğunu,  fakat  devanın  tesirini
           Cenab-ı  Hak'tan  bilmek  lâzım  olduğunu;  vehmî  hastalığa  ehemmiyet
           verilmeyeceği, ehemmiyet verildikçe fazlalaşacağını, ehemmiyet verilmezse
           hafif geçeceğini güzel bir temsil ile isbat eder.


                  YİRMİBİRİNCİ DEVA: Hastalıkta maddî bir elem olup, o elemi
           izale edecek manevî bir lezzet ihata ettiğini; ve zahiren peder ve vâlide ve
           akrabaların  şefkatleri,  onun  etrafında  hastalık  cazibesiyle,  ona  karşı
           muhabbetdarane baktığından, o elem çok ucuz düştüğünü; maddî ve manevî
           çok yardımcıları bulunduğundan,  şikayet değil,  şükretmek  lâzım  olduğunu
           isbat eder.


                  YİRMİİKİNCİ  DEVA:  Nüzul  gibi  ağır  hastalıklar,  Mü’min  için
           pek  mübarek  sayıldığını;  ve  Ehl-i  Velayetçe  Mübarekiyeti  meşhud
           olduğunu; ve Cenab-ı  Hakk'a  vâsıl olmak için iki  esasla gidildiğini; nüzul
           gibi  hastalıklar  ise,  o  iki  esasın  hâssasını  verdiğini;  o  iki  esasın  birisi;
           "Rabıta-i Mevt" (yani dünyanın fâni olduğunu bildiği gibi, kendinin de fâni
           ve Vazifedar bir misafir olduğunu gösterir.) İkincisi: Nefs-i emmarenin ve
           kör hissiyatın tehlikelerinden kurtulmak için, bir kısım Ehl-i İman çilelerle
           nefs-i  emmareyi  öldürdüklerinden,  Hayat-ı  Ebediyelerini  bu  suretle
           kazandıklarını; ve  nüzul gibi  hastalıklarda  aynı  o  hâssa bulunduğundan, o
           hastalık     onun    için    gayet    ucuz    düştüğünü     isbat     edip     gösterir.
   408   409   410   411   412   413   414   415   416   417   418