Page 426 - Risale-i Nur - Lem'alar
P. 426

FİHRİST                                                                                                                              429


                                                                     Sahife No:

          Semavat  memleketine  casus  şeytanların  sokulması..  ve  o  çok  geniş
          memleketin her tarafında, o cüz'î hâdisenin bahsi varmış gibi, hangi şeytan
          olsa, hangi yere sokulsa, yarım yamalak o haberi işitmesi ve getirmesi aklen
          ve hikmeten nasıl kabul edilebilir?

                 Hem  Âyet-i  Kerimeye  göre  bazı  Peygamberler  ve  Evliyalar,
          Semavatın üstünde bulunan Cennet'in meyvelerini yakın bir yerden alır gibi
          alıyormuş...  Ve  bazan  yakından  Cennet'i  temaşa  ediyorlarmış..  Nihayet
          derecede uzak bir şeyin, nihayet derecede yakın olması, bu asrın aklına nasıl
          sığar?

                 Hem cüz'î bir şahsın, cüz'î bir ahvali, küllî ve geniş olan Semavat
          memleketindeki  Mele-i  A'lâ'da  mevzubahis  olması,  Kâinatın  idaresindeki
          gayet  hakîmane  Hikmete  nasıl  muvafık  geliyor?  diye  sorulan  bu  üç  başlı
          suale, gayet ilmî, aklî ve mukni' cevabları tazammun eder.

                 Y İ R M İ    D O K U Z U N C U    L E M ' A – İ    A R A B İ Y-
           Y E :   ........................................................................................      284-303

                 Risale-i  Nur'un  içinde,  Lisan-ı  Cennet  ve  Üslûb-u  Muhammed
          (Aleyhissalâtü Vesselâm) ve Tarz-ı Kur'an-ı Bahşayiş-i Rahmet ile meydan-ı
          zuhura  gelerek  "Tefekkürname"  ismiyle  müsemma  olan  bu  Lem'anın  bir
          kısmı,  nümune  olarak  bu  Mecmuaya  dercedilmiş  olup,  tamamı  teksir
          Lem'alar Mecmuasında neşredilmiştir.

                 O T U Z U N C U    L E M ' A :   ..................................    304-356

                 "Sekine" Nam-ı Âlîsiyle tabir edilen ve herbiri bir İsm-i A'zam olan
          veyahud altısı birden İsm-i A'zam bulunan Esma-i Hüsnadan "Ferd, Hayy,
          Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs" İsm-i Şeriflerine aid pek çok kıymetdar ve
          Risale-i Nur'un Şaheserlerinden biri olan bu Lem'a, yüksek bir ifade ve çok
          ince  Hakikatlarla  Kaleme  alınmış;  hem  çok  derin  Mesail-i  Vahdaniyet,
          azametli  genişlikleriyle  tefhim  edilmiş;  hem  pek  bâriz  bir  surette
          Mevcudiyet-i  İlahiyeye  işaret  eden  şu  hayretengiz  Faaliyet  ile,
          Müdebbiriyet-i Rabbaniye o kadar güzel izah edilmiş ki, âh ne olurdu, bu
          Risalenin Hakikatlarının a'makına ulaşmak şöyle dursun, sathını olsun bari
          görebilseydim. Heyhat!
   421   422   423   424   425   426   427   428   429   430   431