Page 231 - Gizli El Bosna'da
P. 231

PROPAGANDA VE ‹DEOLOJ‹                     229

             bosna'n›n hükümet kontrolündeki bölümünden at›lm›fl olabilece¤ine dair bir
             BM raporundan söz ederek bu katliam›n sorumlusunun S›rplara karfl› dünya-
             y› k›flk›rtarak destek kazanmak isteyen Müslümanlar olabilece¤ini iddia edi-
             yordu. Asl›nda iddian›n gerçek sahibi Radovan KaradΩi¡'ti; 68 kiflinin ölümü-
             nün ard›ndan yapt›¤› aç›klamada "Müslümanlar kendi vatandafllar›n› katletti"
             demifl ve bunun üzerine BM temsilcisi Yasushi Akashi ve Frans›z Bar›fl Gücü
             komutan› Jean Cot, sald›r›n›n "kimin" taraf›ndan yap›ld›¤›n› araflt›rmak için (!)
             Saraybosna'ya gelmifllerdi. Bosna Baflkan Yard›mc›s› Eyup Gani¡, bu traji-ko-
             mik duruma, "S›rplar hepimizi öldürdüklerinde de, 'topluca intihar ettiler' di-
             yecekler" diye tepki göstermiflti.
                  Owen flimdi de KaradΩi¡'in bu iftiras›na arka ç›k›yordu. Oysa Owen'›n
             ustaca görmezlikten geldi¤i bir nokta vard›; top mermisinin Müslüman kont-
             rolündeki bölgeden at›ld›¤› hiçbir zaman ispat edilememifl, dahas›, ikinci bir
             BM raporu, at›lan merminin kuflatma alt›nda bulunan Saraybosna'n›n çevre-
             sindeki S›rplar›n elindeki araziden at›lmas›n›n da pekala mümkün oldu¤unu
                                                               1
             ve birinci raporun yanl›fl hesaplar içerdi¤ini göstermiflti. Ama Owen bu ikin-
             ci rapordan nedense tek kelime bile etmiyordu.
                  Owen kitap boyunca Bosna'da yaflanan bir "iç savafl"tan söz ediyor ve
             uzun uzun Milo§evi¡'in bu iç savafl› sona erdirmek için ne kadar u¤raflt›¤›n›
             anlat›yordu. Milo§evi¡'i kurtarma operasyonunun önemli bir k›sm› olan pro-
             pagandan›n kusursuz bir örne¤iydi bu.
                  Owen, S›rplar›n Müslüman kad›nlara karfl› uygulad›klar› tecavüz poli-
             tikas›n› da ört-bas etmeye ve bunu s›radan bir savafl dram› olarak göstermeye
             çal›fl›yordu. fiöyle yazm›flt›: "Savafllarda kad›nlara tecavüz eden askerler zafer-
             le beraber s›k s›k görülür ve bu Bosna'da her iki tarafta da meydana gelmifltir.
             Ama S›rplar›n daha fazla hadiseden sorumlu olmas›, insanlar›n tecavüzü soy-
             k›r›mla iliflkilendirmesine yol açm›flt›r." Bu mant›¤a göre, her iki taraftan da,
                                                2
             yani hem S›rplardan hem Boflnaklardan "zafer sarhofllu¤u" ile karfl› taraf›n ka-
             d›nlar›na tecavüz eden askerler olmufltu da, S›rp tecavüzlerinin yaln›zca say›-
             lar› fazlayd›. Oysa konuyla biraz ilgili olan herkes bunun büyük bir çarp›tma
             oldu¤unu biliyordu. Çünkü S›rp tecavüzleri, "zafer sarhofllu¤u" sonucunda
             de¤il, komutanlar taraf›ndan verilen emirlerin sonucunda sistemli bir biçimde
             gerçeklefliyordu. Müslümanlar taraf›ndan ele geçirilen ve mahkemeye, hatta
             Lahey'deki Savafl Suçlar› Mahkemesi'ne ç›kar›lan Federal ordu ya da Çetnik
             askerleri, kendilerine Müslüman kad›nlara tecavüz için komutanlar› taraf›n-
             dan kesin emirler verildi¤ini, bunun "etnik temizli¤in" planl› bir yöntemi
             oldu¤unu itiraf etmifllerdi. Tecavüz edilen Müslüman kad›n say›s›n›n 50 bini
             afl›yor olmas› da, ortada "zafer sarhofllu¤u"nun neden oldu¤u bireysel taflk›n-
             l›klar›n de¤il, sistemli bir politikan›n var oldu¤unu gösteriyordu.
                  Owen'›n yan› s›ra, "S›rp taraf›"n›n di¤er baz› Bat›l› temsilcileri de katil-
   226   227   228   229   230   231   232   233   234   235   236