Page 126 - Allah'ın Renk Sanatı
P. 126
124
Bir ci sim den gö zü mü ze ula şan ışık
de met le ri elekt rik sin yal le ri ne dö -
nü şe rek be yin de bir et ki oluş tu rur -
lar. Gö rü yo rum der ken, as lın da zih -
ni miz de ki elekt rik sin yal lerinin et -
kisini sey rederiz.
öyle bir korumadır ki kafatasının içine dışarıdan ne bir ışığın, ne bir sesin, ne
bir kokunun ulaşması mümkün değildir. Kafatasının içi kapkaranlık, tam
anlamıyla sessiz, hiç kokusuz bir mekandır.
Ama bu zifiri karanlık yerde milyonlarca farklı tondaki renkleri, birbi-
rinden apayrı tatları, kokuları, milyonlarca farklı tondaki sesleriyle bize ait
bir dünyada yaşarız. Peki bu nasıl gerçekleşmektedir?
Işıksız bir yerde ışığı, kokusuz bir yerde kokuyu, derin bir sukunet orta-
mının içinde büyük bir gürültüyü ve diğer duyularınızı size hissettiren
nedir? Bunları sizin için var eden kimdir?
Aslında yaşadığınız her an bir nevi mucize gerçekleşmekte, son derece
hayret verici olaylar gelişmektedir. Biraz önce de söz ettiğimiz gibi, örneğin
içinde bulunduğunuz odaya ait tüm algılar elektrik sinyallerine dönüşerek
beyninize ulaşır. Ve burada birleştirilen hisler beyniniz tarafından bir oda
görüntüsü olarak yorumlanır. Yani siz bir odanın içinde oturduğunuzu
düşünürken aslında oda sizin içinizde, beyninizdedir. Odanın beyinde
bulunduğu daha doğrusu algılandığı yer ise, son derece küçük, karanlık,
sessiz bir alandır. Ama her nasılsa bu daracık alanın içerisine ufka baktığı-
nızda gördüğünüz uçsuz bucaksız manzara sığmaktadır. Siz içinde oturdu-
ğunuz dar odayı da, çok geniş bir deniz manzarasını da aynı yerde algılarsı-
nız.