Page 596 - Risale-i Nur - Sözler
P. 596
598 SÖZLER
ve Hikmet içinde bir hareket ve Haşmet içinde bir zînet ve İntizam içinde bir
Hüsn-ü Hilkat ve Mevzuniyet içinde bir Kemal-i San'at bulunduğundan
Sâni'-i Zülcelalimizi, nihayetsiz diller ile Vahdetini, Ehadiyetini,
Samediyetini ve Evsaf-ı Cemal ve Celal ve Kemalini bütün Kâinata ilân
ettiğimiz halde, bizim gibi nihayet derecede safi, temiz, muti', musahhar
hizmetkârları, karmakarışıklık ve intizamsızlık ve vazifesizlik hattâ
sahibsizlik ile ittiham ettiğinden tokata müstehaksın." der. O müddeînin
yüzüne Recm-i Şeytan gibi, bir yıldız öyle bir tokat vurur ki, yıldızlardan tâ
cehennemin dibine onu atar. Ve beraberinde olan tabiatı (Haşiye) evham
derelerine ve tesadüfü adem kuyusuna ve şerikleri, imtina' ve muhaliyet
zulümatına ve Din aleyhindeki felsefeyi, esfel-i safilînin dibine atar. Bütün
ِ
ِ
yıldızlarla beraber o yıldız اتدسفَل للّٰا َّلاا ةهلٰا ٓ امِهيف ٓ ناَك وَل Ferman-ı Kudsîsini
ُ ه
َ
َ َ َ
ٌ َ
ْ
َ
َ
okuyorlar. Ve "Sinek kanadından tut, tâ Semavat kandillerine kadar, bir
sinek kanadı kadar şerike yer yoktur ki, parmak karıştırsın" diye ilân ederler.
ِ
مي ٓ كحْلا مي ٓ لعْلا تنَا كنا ِ ٓ انتمَّلع ام َّلاا ِ ٓ انَل مْلع َلا كناحبس
َ ْ َ َّ
َ َ
َ
َ َ ْ
ُ
َ َ
َ
ُ
َ َ َ ْ ُ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ٍ
ِ لَّلاد و كتاقوُلخم ةثََك ٓ ف۪ كتدحو ِجارس دمحم اندِيس ٰ لع ملس و ِلص مههللَا
ْ ِّ
َ َ ِّ
َّ َ ُ َ
َ َ َ
ٰ ْ َ َ ْ
َ
َ
َ َ ْ َ
َّ ُ
ِّ َ
َ
ِ ِ
ٓ ِ
ي ٓ عمجَا هِبحص و هلٰا ٰلع و كتانئ ٓ اَك ِرهشم ٓ ف۪ كتينادحو
ِ ِ
ٓ
ٓ
ٰ
َ َ َ
َ َّ َ ْ َ
َ ْ َ
َ ْ ٓ ْ َ َ
َ
------------------
* * *
------------------
gibi görünüyor. Semanın Melaikeleri gibi, yıldızlar dahi Mahşer-i Acaib ve Garaib olan
arza bakıyorlar ve Zîşuurları dikkatle baktırıyorlar, demektir.
(Haşiye): Fakat sukuttan sonra tabiat tövbe etti. Hakikî vazifesi, tesir ve fiil
olmadığını, belki kabul ve infial olduğunu anladı. Ve kendisi Kader-i İlahînin bir nevi
Defteri -fakat tebeddül ve tegayyüre kabil bir Defteri- ve Kudret-i Rabbaniyenin bir nevi
Proğramı ve Kadîr-i Zülcelal'in bir nevi fıtrî Şeriatı ve bir nevi Mecmua-i Kavanini
olduğunu bildi. Kemal-i Acz ve inkıyad ile Vazife-i Ubudiyetini takındı. Ve Fıtrat-ı
İlahiye ve San'at-ı Rabbaniye ismini aldı...