Page 604 - Risale-i Nur - Sözler
P. 604

606                                                                                                                                   SÖZLER



           olan her adam, Hilkat-ı Arz ve Semâvatta bizzarure Hâlık-ı Zülcelâlini tasdik
           etmeğe mecburdur ki,    نُلوقيَل  للّٰا  َّ ه  ُ َ   der.
                                ُ
             Birinci Mevkıf'ta nasıl bir zerreden başladık, tâ yıldızlara ve Semâvata
           kadar Sikke-i Tevhidi gösterdik. Kur'an-ı Hakîm şu nevi Âyâtla, yıldızlardan
           ve Semâvattan tutup, tâ zerrelere kadar, şirki tard eder. Şöyle işaret eder ve
           manen der:

             Semâvat ve Arzı böyle muntazam halkeden bir Kadîr-i Mutlak'ın, elbette
           devair-i  masnuatından  olan  manzume-i  şemsiye  bilbedahe  Onun  Kabza-i
           Tasarrufundadır.  Mâdem  o  Kadîr-i  Mutlak,  şemsi  seyyaratıyla  Kabza-i
           Tasarrufunda  tutuyor  ve  Tanzim  ve  Teshir  ve  Tedvir  ediyor.  Elbette  o
           manzume-i şemsiyenin bir cüz'ü ve şems ile bağlanan küre-i arz dahi Kabza-
           i  Tasarrufunda  ve  Tedbir  ve  Tedvirindedir.  Mâdem  küre-i  arz,  Kabza-i
           Tasarrufunda ve Tedbir ve Tedvirindedir; bilbedahe arzın yüzünde yazılan
           ve İcad edilen ve yerin meyveleri ve gayatı hükmünde olan masnuat dahi,
           Onun  Kabza-i  Rubûbiyetinde  ve  Terbiyesindedir.  Mâdem  bütün  zeminin
           yüzüne serilen ve serpilen ve yüzünü yaldızlayan ve zînetlendiren ve her
           zaman  tazelenen,  gelip  giden  ve  zemin  onlarla  dolup  boşalan  umum
           masnuat, Kabza-i Kudret ve İlmindedir ve Adl ü Hikmetinin Mizanıyla ölçü-
           lüp  ve  tanzim  edilir.  Mâdem  bütün  enva',  Onun  Kabza-i  Kudretindedir.
           Elbette o enva'ın muntazam ve mükemmel ferdleri ve Âlemin küçük Misâl-
           i Musaggarları ve Enva'-ı Kâinatın blançoları ve Kitab-ı Âlemin küçücük
           fihristeleri hükmünde olan cüz'î ferdleri, bilbedahe Onun Kabza-i Rubûbi-
           yetinde ve İcadındadır ve Tedvir ve Terbiyesindedir. Mâdem herbir Zîhayat,
           Kabza-i  Tedbir  ve  Terbiyesindedir.  Elbette  o  Zîhayatın  Vücudunu  teşkil
           eden hüceyrat ve küreyvat ve a'za ve asab; bilbedahe Onun Kabza-i İlim ve
           Kudretindedir.  Mâdem  herbir  hüceyre  ve  kandaki  herbir  küreyvat,  Onun
           Taht-ı Emrindedir ve Daire-i Tasarrufundadır ve Onun Kanunuyla hareket
           ederler. Elbette bütün bunların madde-i esasiyesi ve bütün onlardaki nakş-ı
           san'ata ve nesc-i nakşa mekikler ve yaylar hükmünde olan zerrat dahi bizza-
           rure  Onun  Kabza-i  Kudretinde  ve  Daire-i  İlmindedir  ve  Onun  Emriyle,
           İzniyle,  Kuvvetiyle  muntazam  harekât  yapar,  mükemmel  vezaif  görürler.
           Mâdem herbir zerrenin hareketi ve vazife görmesi, Onun Kanunuyla, İzniy-
           le, Emriyledir. Elbette teşahhusat-ı vechiye ve herkesin yüzünde herkesten
           onu temyiz edecek birer alâmet-i farika bulunması ve sîmalar gibi seslerde,
           dillerde ayrı ayrı farklar bulunması, bilbedahe Onun İlim ve Hikmetiyledir.
           İşte  şu  silsileye  mebde' ve müntehayı zikrederek işaret eden şu Âyete bak:
   599   600   601   602   603   604   605   606   607   608   609