Page 477 - Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat
P. 477
EMİRDAĞ HAYATI 479
ve Usûl - i İslâmiyet'in ehemmiyetli bir Düsturu olan
َ
ه
رَظن ي لا ِ ررضلا ِ ب َّ َا رل ا ض Yâni "Başkasının dalâleti sizin Hidayetinize
ل
َ
َ َّ
ُ ُ
ُ ْ
zarar etmez. Sizler, lüzumsuz onların dalâletleriyle meşgul
olmayasınız..." Düsturun mânası: "Zarara kendi râzı olanın lehinde bakıl-
maz. Ona Şefkat edip acınmaz." Mâdem bu Âyet, bu Düstur bizi zarara
bilerek razı olanlara acımaktan men'ediyor; biz de bütün kuvvetimiz ve
merakımızla, vaktimizi Kudsî Vazifeye hasretmeliyiz. Onun hâricin-
dekileri mâlâyâni bilip, vaktimizi zâyi etmemeliyiz. Çünki elimizde Nur
var; topuz yoktur. Biz tecavüz edemeyiz. Bize tecavüz edilse, Nur
gösteririz. Vaziyetimiz bir nevi nûrânî müdafaadır.
Bu tetimmenin yazılmasının sebeblerinden birisi:
Risale-i Nur'un bir Talebesini tecrübe ettim. Acaba bu heyecan,
şimdiki siyasete karşı ne Fikirdedir diye, Boğazlar hakkında boşboğazlığı
münasebetiyle bir iki şey sordum. Baktım, alâkadarâne ve bilerek cevab
verdi. Kalben, yazık dedim. Bu Vazife-i Nuriyede zararı olacak. Sonra
ِ
ِ
ِ
ِ
ة
şiddetle ikaz ettim. سا يسلا و نا ْ َّش ي َط لا نم ِ ِ للّ اب ذوع َا bir Düsturumuz
ٰ
َ
َ
ُ ُ
َ َ
ِّ
vardır. Eğer İnsanlara acıyorsan, geçmiş Düstur onlara merhamete liyaka-
tini selbediyor. Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam
ister.
(Beşinci Şuâ'ın yine kısmen verdiği haberler tezahür ediyor.)
Said Nursî
* * *
Aziz Sıddık Kardeşlerim,
................................................
Hem, bunu kat'iyyen ilân ediyorum ki: Risale-i Nur, Kur'anın malı-
dır. Benim ne haddim var ki, sahib olayım; tâ ki kusurlarım Ona sirayet
etsin. Belki, O Nurun kusurlu bir Hâdimi ve O Elmas Mücevherat
Dükkânının bir Dellâlıyım. Benim karmakarışık vaziyetim Ona sirayet
edemez, Ona dokunamaz. Zaten Risale - i Nur'un bize verdiği