Page 8 - Efsane
P. 8
DAY
ANNEM ÖLDÜĞÜMÜ DÜŞÜNÜYORDU.
Tabii ki ölmedim ama böyle düşünmesi onun için daha güvenliydi. Ayda en az
iki kere, Los Angeles şehir merkezinin her yerine dağılmış JumboTron
ekranlarında "Aranıyor" posterimin yayınlandığını görüyordum. Orada pek
yersiz duruyordu. Ekranlarda gösterilenlerin çoğu mutlu resimlerdi: açık mavi
bir gökyüzü altında gülümseyen çocuklar, Golden Gate Harabeleri önünde poz
veren turistler, neon renklerdeki Cumhuriyet reklamları. Aynı zamanda Koloni
karşıtı propagandalar da yer alıyordu. İlanlarda: "Koloniler topraklarımızı
istiyor,” yazıyordu. "Ellerinde olmayanı istiyorlar. Evlerinizi zapt etmelerine izin
vermeyin! Davayı savunun!”
Ardından benim suç duyurum çıkıp rengârenk ihtişamıyla JumboTron'ları
aydınlatıyordu:
CUMHURİYET TARAFINDAN ARANIYOR DOSYA NO: 462 1 VB
- 3233 “DAY”
----------------------
SALDIRI, KUNDAKLAMA, HIRSIZLIK, ORDU MALINA ZARAR
VERME VE SAVAŞ ÇABALARINI ENGELLEME SUÇLARINDAN
ARANMAKTADIR. TUTUKLANMASINI SAĞLAYACAK
BİLGİYİ VEREN KİŞİYE 200,000 CUMHURİYET NOTU ÖDÜL.
Duyurumun yanında her seferinde farklı bir fotoğraf oluyordu. Bir keresinde
fotoğraftaki gözlüklü ve kızıl rengi, kıvırcık saçları olan bir çocuktu. Başka
birinde siyah gözlü ve dazlak bir çocuktu. Bazen siyahi, bazen beyaz tenli, bazen
esmer ya da kahverengi ya da akıllarına her ne geliyorsa o oluyordum.
Başka bir deyişle, Cumhuriyet’in benim neye benzediğim hakkında en ufak bir
fikri bile yoktu. Genç olduğum ve parmak izimi taradıklarında veri tabanlarında
eşleşen bir sonuç bulamamaları dışında hakkımda hiçbir şey bilmiyor gibi
görünüyorlardı. İşte bu yüzden benden nefret ediyorlardı, işte bu yüzden ben
ülkedeki en tehlikeli değil, en çok aranan suçluydum.
Akşamın erken saatleri olmasına rağmen dışarısı zifirî karanlık olmuştu bile.
JumboTron'ların saçtığı ışık su birikintilerinden yansıyordu. Üç kat yukarıda,