Page 13 - Efsane
P. 13
Ne kadar düşünceli bir hükümet.
Ancak bunların hepsi yalan. Kötü genlere sahip sıradan bir «ocuğun ülkeye
hiçbir faydası olmaz. Eğer şanslıysanız Kongre kusurlarınızın incelenmesi için
laboratuvarlara gönderilmeden once ölmenize izin verir.
Beş ev kalmıştı. Tess gözlerimdeki endişeyi görüp elini alnıma kuydu. "Yine baş
ağrıların mı tuttu?"
"Hayır. İyiyim." Evimizin açık pencerelerinden birine dikkatine bakıp ilk kez
tanıdık bir yüz görür gibi oldum. Eden geçti, pencereden bakıp ona doğru
yaklaşmakta olan askerleri gördü ve metalden el yapımı bir cihazı onlara
doğrulttu. Sonra içeri doğru
çekilip gözden kayboldu. Kıvırcık saçları lambanın titrek ışığında bir an için
parladı. Onu tanıdığım kadarıyla muhtemelen bu cihazı birinin ne kadar uzakta
olduğunu ölçmek ya da onun gibi bir şey için yapmıştı.
"Zayıflamış görünüyor,” diye mırıldandım.
"Hayatta ve ayakta," diye cevap verdi Tess, "bence bu iyi bir şey.”
Dakikalar sonra, John’un ve annemin pencerenin yanından geçtiğini gördük,
koyu bir sohbete dalmışlardı. John ve ben birbirimize çok benziyorduk ama
santralde çalıştığı uzun günler yüzünden o benden biraz daha yapılıydı. Saçları,
burada yaşayanların çoğu gibi omuzlarından aşağı dökülüp sade bir şekilde
toplanmıştı. Yeleğine kırmızı kil bulaşmıştı. Annemin onu şu ya bu yüzden
azarlamakta olduğunu görebiliyordum, büyük ihtimalle Eden’ın pencereden
dışarı bakmasına izin verdiği için. Kronik öksürük krizi tutunca John'un uzanan
elini savuşturdu. Rahat bir nefes aldım. Neyse ki üçü de yürüyebilecek kadar
sağlıklıydı. Eğer içlerinden biri enfeksiyon kapmış olsaydı bile, hâlâ iyileşme
şansları olacak kadar zaman vardı.
Askerler evimizin kapısını işaretlerse ne olacağını düşünmekten kendimi
alamıyordum. Ailem, askerler gittikten sonra saatlerce oturma odasında donup
kalacaktı. Sonra annem her zamanki cesur yüz ifadesini takınacak, bütün gece
uyumadan sessizce gözyaşlarını silecekti. Sabah olunca paylarına düşen az
miktarda yiyecek ve su almaya başlayacak ve öylece iyileşmeyi ya da ölmeyi
bekleyeceklerdi.